1 Mayıs 2009 Cuma

Kafka'dan Uygun'a

İnandırılmışlığın neticesinde Sivasspor'un "bizi şampiyon yapmayacaklar" sözü bir taktikten ibaret lakin bu ezeli klişe kendi kendimize sınırlar getirmenin sonucundandır. İnsan gözünü kapattığında "sevda"landığı dışında her şeye ulaşabiliyor. Bülent Uygun Yasanın olmadığını göstermen için umarım şampiyonluğu tadarsın ama sonrasında da diğer kapılara Yasa uydurmayasın...

"Before the Law"

Yasadan önce bir kapıcı vardı. Kırlardan bir adam gelerek Yasaya kabul edilebilmesi için yalvardı. Ama kapıcı o anda bu izni veremeyeceğini bildirdi. Adam düşündü ve sonradan izin alıp alamayacağını sordu. "Olabilir" dedi kapıcı," ama şu anda değil." Kapı her zaman olduğu gibi açık olup, kapıcı bir adım yanda durduğundan adam aralıktan içeriye bakmak için eğildi. Bunu gören kapıcı gülerek şöyle dedi: Seni çok çekiyorsa, izin vermememe rağmen sen içeri girmeye çalış. Ama bak ben güçlüyüm ve aynı zamanda kapıcıların en önemsiziyim. Her oda girişinde bir kapıcı vardır ve her biri bir öncekinden daha güçlüdür. Üçüncü kapıcı o kadar korkunçtur ki, yüzüne bile bakamam." Bu, kırlardan gelen bir adamın beklemeyeceği bir zorluktur. Yasanın her zaman herkes için erişilebilir olduğunu zanneder. Ama kürk mantosu içerisindeki, büyük burunlu uzun kısa siyah Tatar bıyıklı kapıcıya şimdi daha yakından bakınca, izin alıncaya kadar beklemenin Saha iyi olacağına karar verecektir. Kapıcı ona bir tabure vererek, kapının bir yanında oturmasına izin verir. Burada günlerce ve yıllarca oturur. Kabul edilmek için bir çok kere başvurur ve ısrarlarıyla kapıcıyı yorar. Kapıcı onunla sıkça görüşmeler yapar, evini ve başka şeyleri sorar. Ama bu sorular ilgisizce sorulmaktadır ve hep henüz giremeyeceği cümlesiyle sona erer. Bu yolculuk için hazırlıklı gelen adam, değerli her şeyini kapıcıya rüşvet vermek için feda eder. Kapıcı verilenler kabul ederken hep şöyle der: "Bunları senden, bir şey atlamadığını düşünmemen için alıyorum." Bu yıllar boyunca adam dikkatini sürekli olarak kapıcıya yöneltir. Diğer kapıcıları unutur ve bu ilk adam Yasaya ulaşabilmesi için tek engel gibi görünür. Kötü talihine ilk zamanlar cesurca ve yüksek sesle lanet okur. Sonra yaşı ilerledikçe yalnızca kendi kendine şikayet eder olur. Çocuklaşır ve kapıcıyı uzun seneler boyu izlemesi sonucunda onun kürk yakasındaki pirelere bile aşina olur. Ona yardım ederek, kapıcının fikrini değiştirmesine katkıda bulunmaları için pirelere yalvarır. Zamanla görüşü azalır ve dünyanın kararıp kararmadığını, ya da gözlerinin onu yanıltıp yanıltmadığını anlayamaz olur. Ama artık kapının arasından karanlıktan sızan sürekli bir ışığı fark edebiliyordu. Artık çok uzun bir ömrü kalmamıştı. Ölmeden önce, bu uzun yılların deneyimlerini kafasında toparladı. Kapıcıya henüz sormadığı bir soru vardı. Katılaşmış bedenini artık hareket ettiremediğinden, kapıcıya el salladı. Kapıcı ona doğru eğilmek zorunda kaldı. Aralarındaki boy farkı ona sorun yaratıyordu. "Ne öğrenmek istiyorsun?" diye sordu. "Ne kadar tatminsizsin." "Herkes Yasaya ulaşmaya çalışıyor" dedi adam "bu uzun yıllar boyunca neden yalnızca ben kabul edilmek için yalvardım?" Kapıcı adamın sona yaklaştığını anladı ve bağırarak artık iyi işlemeyen duyularının söylediklerini duyumsamasına yardımcı oldu. "Buraya başka birisi kabul edilemez, çünkü bu senin kapın. Şimdi onu kapatıyorum."

Çeviri:Orhan Tuncay

Hiç yorum yok:

Related Posts with Thumbnails