9 Ağustos 2009 Pazar

8 Ağustos 2009 Cumartesi

BULMACA 1




Cevaplar yorum kısmına eklenmiştir. Sabırsızlar bakabilir.

6 Ağustos 2009 Perşembe

Kupa Beyi


Kazanın öldüğüne inanıyorun da doğurduğuna niye inanmıyorsun. Demirören sevgimi! burayı takip eden şanslı azınlık biliiyordur. Kupalarla fotoğraf çektirmiş kendisi. Üşenmedim saydım. Resmin içindeki büyük sayı sayılabilen kupa adedidir.(Arka tarafındakileri kendi almamış sayıyorum). Başarılar ve muadillerinden resim misillemesi bekliyorum. BJk.com.tr bir daha sen yap sayma eylemini. En azından Eylül sayısına bu tarzda çıksın...

NOt: Resim A3 kağıdı boyutundadır. Poster olarak vermelerinden korkuyorum!

Signore Devam




Ne demiş Ayhan Akman Eylül 2007'de "ağzımla kuş tutsam Milli Takım'a alınmam". Yalnışlığa düşmüş umudun evriminde tek hücreli canlılara kilitleyerek kendini. "Israrlı ıssızlığında var olmayı engellemek imkansızdır" ı bilmiyordu. Narkissos da kendini görecekti ve bizim de kendisini imla pilanımız nihayet yanıyordu. Galapagos adaları büyüklüğünde toprak parçası yok oluyor sanılırken suya karıp Echo'ya yama yapıyorduk; doldur boşalttır bir nevi bu çaba. Uzunca bir tarlaya sürülür, kendini şişirerek sabana koşulan öküzlere bezeyen sözde tek hücreli öz-enit( kurbağaya bizim masallarımızda kadro verilmiyor), otuz dakika çaresizliğinde. Tam tamına 17 kez büyür akabinde kırmızı-beyaz göz akına ve daha da elastiktir derisi malzemesinden çalınmamış tonla çamurla.
Bakışlarıma İnönü’deki yan paslarıyla zoraki boyut katmasından mütevellit bel altı kaynaklarımı yalancılara saymak istemiştim ama e-mutlu bitiriyorum bu masalı da. Açık arttırma usulü ihaledir ve geleneksel beğeniye endekslenerek de bu ihaleye esat karıştırılamaz.. Namüsait bir maliyetle de kalbiniz kırılabilir. Son sözüm bu değil kuyruğunda bir tane var. Dünyayı bilmiyorum ama ayrılışı 2012!
DÜNYA ŞAMPİYONASI 2010 GRUP ELEME İSPANYA 1-0 TÜRKİYE 28.03.2009 A Milli
ÖZEL MAÇ TÜRKİYE 1-1 COTE-D'IVOIRE 11.02.2009 A Milli
ÖZEL MAÇ AVUSTURYA 2-4 TÜRKİYE 19.11.2008 A Milli
DÜNYA ŞAMPİYONASI 2010 GRUP ELEME ESTONYA 0-0 TÜRKİYE 15.10.2008 A Milli
DÜNYA ŞAMPİYONASI 2010 GRUP ELEME TÜRKİYE 2-1 BOSNA-HERSEK 11.10.2008 A Milli
DÜNYA ŞAMPİYONASI 2010 GRUP ELEME TÜRKİYE 1-1 BELÇİKA 10.09.2008 A Milli
DÜNYA ŞAMPİYONASI 2010 GRUP ELEME ERMENİSTAN 0-2 TÜRKİYE 06.09.2008 A Milli
ÖZEL MAÇ TÜRKİYE 1-0 ŞİLİ 20.08.2008 A Milli
AVRUPA ŞAMPİYONASI 2008 FİNALLERİ ALMANYA 3-2 TÜRKİYE 25.06.2008 A Milli
AVRUPA ŞAMPİYONASI 2008 FİNALLERİ HIRVATİSTAN 2-4 TÜRKİYE 20.06.2008 A Milli
AVRUPA ŞAMPİYONASI 2008 FİNALLERİ TÜRKİYE 3-2 ÇEK CUMHURİYETİ 15.06.2008 A Milli
AVRUPA ŞAMPİYONASI 2008 FİNALLERİ İSVİÇRE 1-2 TÜRKİYE 11.06.2008 A Milli
AVRUPA ŞAMPİYONASI 2008 FİNALLERİ PORTEKİZ 2-0 TÜRKİYE 07.06.2008 A Milli
ÖZEL MAÇ TÜRKİYE 2-0 FİNLANDİYA 29.05.2008 A Milli
ÖZEL MAÇ TÜRKİYE 2-3 URUGUAY 25.05.2008 A Milli
ÖZEL MAÇ TÜRKİYE 1-0 SLOVAKYA 20.05.2008 A Milli
AVRUPA ŞAMPİYONASI 2008 GRUP ELEME TÜRKİYE 3-0 MACARİSTAN 12.09.2007 A Milli
AVRUPA ŞAMPİYONASI 2008 GRUP ELEME MALTA 2-2 TÜRKİYE 08.09.2007 A Milli
Not: Blogu düzenlerken silindi ve oynadığı maçları da ekledim...

Solid Duruş!

Kararsızlık yaşıyordum bu videoyu ekleme konusunda ama dayanamadım. Usta hem futbola hem de fiziğe yeni yorumlar getiriyor. Son zamanlarda kendisine ne oldu anlamadım. Ben senin Djibril Cisse'yi Fenerbahçe'ye önermeni sevmiştim oysaki. Yerle yeksan ne zaman solid duruş?

Cemil Bey!

Sabri Bey"Cafer çabuk koş yoksa herif tepemize düşecek"
Süper Kupa'nın en güzel anıydı...

5 Ağustos 2009 Çarşamba

Wikipedia Dil Ligi



1. Lig kulüplerimizin sayfaları kaç ayrı dile çevriliyor bakalım dedik. Toplamda 70 tane ayrı dil görmekteyiz. Wikipedia'nın veritabanında 195 tane dil olduğunu düşünürsek kulüplerimizin dünya ölçeğine gelmesinde daha çok yolu var. Belki wikipedia kaynak konusunda fazlaca güvenilir değil ama küresel olarak rakipsiz ve bu yüzden çok dilde hakkınızdan bahsedilmesi kötü bir şey sayılmaz...
*Almanca, Fransızca, İngilizce, Felemenkçe, Katalanca ve tabii ki Türkçe 18'de 18...
*İspanyolca 15'de kalarak büyük bir yara almıştır Katalanca karşısında :) ..
*Bu dillerdeki bilgilerin bazıları birkaç satır uzunluğunda ama mühim değil önemli olan takımın o dilde varlığının bilinmesi...
*Beni en çok şaşırtan Swashili dilindeki Trabzonspor sayfasıydı tek satır beklerken çok iyi bir sayfa buldum...
*Benim gibi Beşiktaşlıları dünyadaki ehemmiyetimiz açısından düşündürüyor...
*Aşağıda ise sadece o kulübün syafalarının olduğu diller var...

Resimlerin büyüdüğünü söylememe gerek yok...


4 Ağustos 2009 Salı

04/08/2009 Sivas-Anderlecht

Saha içi muhabiri maç başında Nöşatel macerasından bahsetse de pek ihtimal vermedim o röportajı izleyenler gibi belki de ülke futboluna bu umudu kazandıran Galatasaray’a teşekkür etmemiz gerekiyor. İlk maçın ardından Bülent Uygun suçu, takıma yüklenmesinler diye üzerine almış gibi görünse de suçun büyük kısmı gerçekten kendisindeydi.
Ülkemin takımını yöneten Fatih Terim bile kendi takımında topa dokunmamış veya fit durumda olmayanlara forma veriyorsa Bülent Uygun’a fazla kızmamak gerekmektedir. İlk maçta Petkoviç’in sahaya sürülmesi Kamanan’ın oyuna yedek kulübesinden dahil olması çok büyük hatalardı. Her ne kadar hazırlık maçlarında özellikle de yan toplarda çıkış hatası yapan bir Akın’a sahipseniz de en azından kafa olarak daha hazır olacağı konusunda hiç şüphem yoktur. Bununla birlikte hazırlık maçlarının en etkili oyuncusunu Kamanan’ı sahada görmemek beni de bazıları gibi çok şaşırtmıştı.
Taze oynanmış maça geçmek istiyorum zamanınızı almamak için. Bir kere önümüzdeki sezonun banko oyuncularının kimler olabileceği konusunda fikirlerim oluşmaya başladı. Buna göre Murat Sözgelmez stoperdeki yerini bence garantiledi. Ardından söyleyebileceğim isimler ise orta sahanın ortasında pas dağıtımını harika yaptığını düşündüğüm Cihan Yılmaz(Mbemba’nın futboldan ne kadar bihaber olduğunu hatırlayın ilk maçtan), sağ tarafta Colin Kazım’ın yapamadığı şeyleri başarıyla uygulayan Kamanan oynayacaktır ve top kontrolüne dönük çalışmalarla geçen sene yarattığı etkinin çok üstüne çıkabilir. Diğer bir isim mecburiyetten Hayrettin’dir ters kademelerde hatası olsa da özellikle 2. bölgenin kendi kısmında duracağı yeri bilmesiyle çok fazla top kaptı bugün ve ilk maçtan bu yana en fazla gelişme gösteren oyuncuydu ama bunda kendi hatalarını gidermesi kadar rakibin Wasilewski ve Chatelle ile çifte bindirmelerinin de sık olamayışı etkiliydi.
Sağ tarafta Abdurrahman Dereli de yerini kaybedenlerdendi bunun Uygun tercihi mi yoksa sakatlıktan mı olduğunu bilmiyorum ama Uğur Kavuk fena oynamadı. Toplamda da ilk maçta sahaya 11’de çıkan adamdan 5 tanesinin değiştiğini görüyoruz ve başta da dediğim gibi bu düpedüz seçim hatasıdır ve bir nevi tekzip…
Anderlecht’ten herkes ilk maç sonundan itibaren Mbark Boussoufa’yı konuşsa da benim için yıldız Tom De Sutter’di ve bu maçı bir daha izlersem yine sırf kendisi için olacaktır bu eylemim. Belli ki 15 yaşındayken Hakan Şükür’ün 2000 Avrupa Şampiyonası’nda Filip de Wilde’den kazandığı meşhur hava topu içine oturmuş. Tromso faciasının baş aktörlerinden Ole Martin Arst’ın dominantlığından beri hiç bu kadar etkileyici bir performans görmedim. Elbette çok muazzam denilemez ama Bursaspor(ve benzeri takımlarda)’da çok etkin bir rol alabilir. Hatta şu an Fenerbahçe dışındaki diğer büyüklerde +2 kontenjanının hakkını layıkıyla verir.
Aşağıda istatistikleri verdim. Hem maça geçelim hem de onları yorumlayalım. Yazıya buraya koyduğum yarı dönem verilerinden ziyade elimdeki çeyrek dönemli istatistiklerle devam edeceğim. İlk iki haritada önceden pas yazdığımı ve bunu neden aktarım olarak değiştirdiğimi anlatayım. Pas da sonuçta aktarmaktır ama pas yazınca insanlar benim demek istediğimi anlamamaktadırlar. Aktarımdan kasıt topun o bölgeye başarıyla aktarılmasıdır ve tutulmasıdır. Eğer attığınız kişi topu kontrol edemezse(bunun nedenleri attığınız pasın şiddeti olabilir vb) bu size hata olarak yansır. Bu verileri futbolu bilen bir bilgisayarın[benim : ) ] süzgeçten geçirilmiş sunumu olarak düşünün. Göze hemen çarpan şey ilk yarıdaki ikinci bölge aktarımlarıyla ikinci yarıdakinin arasında dağlar kadar fark olmasıdır. İkinci yarıda neredeyse bir maçta olabilecek kadar rahat paslaşabilmiştir Sivasspor. Bunu da yaratan 4. çeyrekte rakibin artık kendi yarı alanına çekilip gereksiz orta saha mücadelesinden kaçınması olarak okuyabiliriz(De Sutter de çıktı). Zira 4. çeyrekteki orta alan verileriyle(+ dakikaların etkisi de var) bir maçı dahi bitirebilecek takımlar var. 4. Çeyrek 2. bölgedeki isabetli aktarımları sağdan sola doğru sıralarsak 39/35/29 sayılarını görüyoruz(özür dilerim Bülent Korkmaz rakam demedim). Yine karşılaştırmaları yaparak ikinci yarıda Akeem Agbetu’nun yarattığı müthiş dinamizmi görebilirsiniz. Takım ilk yarıya nazaran neredeyse iki kat daha fazla top aktarmış 3.sol bölgeye bu da Agbetu’nun ülkem sağ kanatlarında arıza çıkartabileceğini gösteriyor. Ayrıca Sedat Bayrak defanstan top çıkarmaktan aciz isabetli pası çok çok az. Murat Sözgelmez’in yanına ileriye isabetli aktarımlarda bulunacak birisi gerekmektedir. Sonuçta Sivasspor’un maçı 2-0’a getirmesiyle acaba dedirtmesi benim gibi futbol sevdalısı için çok eğlenceli anlar yaratmıştır.

Not: Bir düşünceyi de paylaşalım. Malumunuz ilk maçın ardından bazıları Beşiktaş kasasına ekstra para koyacak gibi yayınlar yapmıştır. Ben bu yayınları aynı durumda Sivasspor değil de büyük takımlarımızdan herhangi biri olursa dile getirecek babayiğitler arıyorum! Misal zamanında yine Beşiktaş’ın garantilediği bir süreçte Fenerbahçe’nin paralarına keşke gözüyle baktığımı rahatlıkla söyleyebiliyorum. Çünkü Fenerbahçe’nin para kaynakları çok farklı yerlerden olabiliyor ama aynı şeyi Sivasspor için zerre düşünmedim. Bu kadar ufak bütçeli kulübün parasına göz dikmek hiç kimseye yakışmaz. Ayrıca Sivasspor için böyle düşünen dostlarıma bir şans daha veriyorum arınmaları için. Bir düşünün maç 2-0 olduğunda kalbinizden neler geçirdiniz; eğer ki müspet duygularsa siz hala temizsinizdir…



Futbolun Geleceğinde Şişme Adam Faktörü

Futbolun geleceğinden kastım yeni nesillerin yeterli ölçüde antrene edilip çağa uygun materyallerle olabildiğince erken yaşta taktik ve fiziki kapasitelerini arttırmaya başlamasıdır. Şans eseri bulduğum konuya önce üstünkörü değinmek istesem de ürünün faydaları hakkında düşündüğümde içeriği genişletmekte fayda gördüm. En azından şu an revaçta olan “Rıdvan Dilmen Futbol Okulu” programından ilham kapıp futbola başlayacak genç erkek ve kızlar büyüklerinden daha iyi konuma gelebilirler.
-Şişme adam- tabirini uzayda yer kaplayan bir şey olduğu için kullanıyorum. Almanlar kendi ürünlerine “Air-Body” demektedir; meta olduğu için de çoğul takısı (ies) olması işlerine daha çok gelebilir. Air Body için en alttaki resimlere ve videolara göz atabilirsiniz. Baktığınızı varsayıp yazıma o şekilde devam ediyorum.
Gördüğünüz üzere : ) plastik hacıyatmaz tabiri en uygunu olacaktır. Firmanın parlattığı özellikler ise parçalanmaz plastik oluşu ve plastik olmasından ötürü fiziki yaralanmalara maruz kalmamanız şeklinde sıralanmış. Alt tarafında iki kat kuvvetlendirilmiş metal tablası ile de zeminde dik durması sağlanmış. Yaralanmaları engelleyici olarak vurgulanmasının sebebi üzerinde herhangi bir girinti-çıkıntı[fantezi severler üzülebilir ama ikoncan(dün, Fox’taki spor programında duydum) bulamayanlar için damacan-a işlev görebilir!) olmamasıdır. Suratı bir adamı andırsa da kadın futbolunda karşıt bir yüz ifadesi kullanılıyor olabilir. 20 saniyede şişebileceğinden bahsedilmiş ama kompresörü kaybederseniz(Süreyya Soner’i antrenman öncesi bunları şişirirken görmek hiç iyi olmaz) futbolcularınıza 10 şınav cezası vermek yerine bu adamları şişirttirebilirsiniz. Altındaki metalin çok uzak bir ihtimal de olsa kişiye zarar verebileceğini bir kenara bırakırsak bana oldukça emniyetli bir ürün olarak gözüktü. İki farklı boyutta biçimlendirilmiş. 191 santimetrelik boyunun A takımlar için yapıldığı belirtilmiş alt yaş grupları içinse 156 santimetrelik uzunluktan bahsediliyor. Birim fiyatı ise 1200 Türk Lirası olarak biçilmiş. Yazının sonunda bunun yüksek bir meblağ olmadığına da değineceğim.
Made in Germany etiketini gördüğümüzden öncelikli kullanımı Almanya ve havalisindeki ülkelerde olmuş. Zamanla da Avrupa coğrafyasında kendi Pazar yaratmış.Belki de bu yaygınlaşma da reklam karşılığı yarı promosyon yöntemiyle çalışmışlardır. Referans gösterdikleri kulüplerden bazıları Almanya’dan Hertha Berlin, Hollanda’dan Groningen, İngiltere’den Manchester City, İspanya’dan Valencia, İtalya’dan Fiorentina, Fransa’dan Le Mans vd…
Ürün odaklandığı şey yüzünden kalecinin olduğu diğer spor dallarından da(su topunu da eklerlerse Nobel’i alırlar) talep görmektedir. Avusturya Hentbol Federasyonu(ÖHD) partnerleri arasında yer alıyor. Ürünün geliştirilip (misal boyunun uzatılması) ile voleybol ve basketbolda da işlevli olabileceğini düşünmekteyim. Bizim asıl konumuz futbol olduğundan konuya geri dönelim( Ntv Spor 5’te 5 her gün üçer beşer PS veriyor ya o bakımdan! Tepki almayalım çünkü bloga Darya Klishina videosunu eklediğimden beri atletizm uzmanları dadandı.)
2-3 yıl pay bırakarak 2000’de piyasaya sürüldüğünü varsaymaktayım zira edinebildiğim bilgilerde 2004 yılında Hertha Berlin antrenmanında iki Air Body’nin Falko Götz’le çektirdikleri bir resim bulunmakta. Zaman hakkında kesin bir veri olmasa da firmanın, ülkemizde antrenman seanslarında yaygınca kullanılan trafik konilerine ve metal (tahta) kökenli “yapay baraj” öncellerine çok iddialı bir alternatif hatta bence yerlerini alabilecek ardılı ürettiğini düşünmekteyim.
Zorunluluklardan ötürü kaleciler sadece maçta değil antrenmanlarda da diğer oyunculardan daha yalnızdırlar. Kalecinizi eğitmek için milyon dolarlık ayaklarınızı direk olarak kullanamazsınız. İşte bu yüzden Air-Body ile kalecilerinizi gerek sürpriz şut antrenmanlarında gerekse de on sekiz içindeki duran top organizasyonlarında “sanal rakip olarak” sonsuz kombinasyon denenebilir. Ülkemiz kaleciliğinin bu nevi durumlarda bizi oldukça güç durumlara düşürmesi bile benim için Air-Body’nin değerini biraz daha arttırıyor.
“Şişme-adam” yeni nesil için ise daha da fayda sağlayacaktır. En azından antrenmanlara ufak da olsa eğlence katabilir. 156 santimetrelik olan çok küçük yaş grubundakiler için ideal olabilir ama hayalim nedeniyle 191 santimetreliklik daha cazip gözüküyor. Zira onlarla hava topuna çıkacak yeni Batuhanlar görmek; önü Air-Body ile kapalıyken ve rakibin nereye vuracağı bilinmediği anda (kısaca sürpriz şut anında) tüm sezgilerinin devinime geçtiği yeni Rüştüler izlemek istiyorum. Top sürmede trafik konileri arasından slalom yapılmakta ama Air-Body ile slalom esansında ufak çapta omuz omuza temas da sağlanarak sterilizasyonun önüne geçilebilir.
1200 Türk Lirasının uçuk bir rakam olmadığını belirtmiştim. Stadın her yerini reklamlarla kapatmak yerine firmalara Air-Body üzerindeki göğüs reklamı kullanım hakkını vererek hatırı sayılır bir gelir elde edilebilir. Ayrıca stewardların saha kenarında nicel yetersizliğinde kendilerinin yanlarına dizilerek hem hoş bir reklam panosu elde edilirken hem de yapay bir barikat sağlanabilir. ( Air-Body üzerine meşale atılırsa ne olur bilemem : ) ) Artık korner atışlarında polis kalkanı görmek istemiyorum. Ülkemizde kullanana rastlamadım olsa bile yaygın değil. Yakın gelecekte önce antrenmanlarda sonra da stadyumlarda görebiliriz…




3 Ağustos 2009 Pazartesi

Neden 10.5?



Sabah verdiğim verileri topladım ve Beşiktaş'ın "top aktarım" haritasıyla neden 10.5 numaraya ihtiyacına var görebilirsiniz. Hangi başlıkla versem diye düşünürken az evvel Ersun Yanal'ın 10.5 kavramını hatırlatmasıyla göndermemiz bir oldu...

BUna göre Beşiktaş'ın 3. bölge orta tarafta ciddi aktarım kaybı yaşamaktadır. Grafik A'dan Z'ye her şeyi anlattığı için yorum yapmaya gerek yok. Hata oranı en fazla yüzde 5...

Beşiktaş-Fenerbahçe Dönemsel Pas İstatistikleri

Kısaca anlatalım: Sahayı bu sefer 2 parçadan 9 parçaya ayırdım ve oyun süresini de 2 yarı olarak değil de 4 çeyrek olarak aldım. Beşiktaş ev sahibi takım Fenerbahçe ise deplasman takımıdır. Diğer istatistiklerle birlikte yoğrulmuş yazı ise uykudan sonra eklenir zira 2 saatte biter demiştim 7 saat sürdü. Arkhe'ye 7 Temmuz'da söz vermiştik. Bugün itibariyle başlıyoruz...












1 Ağustos 2009 Cumartesi

Rıza Çalımbay vs. Müjdat Yetkiner


Resmin sahibi resmin içindedir...

Bu Kod Nedir?


Fenerbahçe TV'yi izlerken gözüme çarptı...

Neden Beşiktaş Taraftarı Sigara Yasağına Uymalı!



Dün, Ali Ece yasağın faşist bir düşünceden ileri geldiğini söylemiş. Haklı bulursunuz veya bulmazsınız ki okuyacağınız mevzu bu değil; başlıkta da belirttiğim gibi Beşiktaş taraftarı sigara yasağına uymalı. Bu temenniden öte bir şey değildir. Niye bu lafı attık ortaya peki...
28 Temmuz akşamı Manisa'daki bir meyhanede sigara tartışması yüzünden çıktığı söylenen kavgada sigaralarını söndürmeleri istenen 4 kişi Hıdır Karayiğit'i bu dünyadan etmişti. Bunun sigara yasağı yüzünden olduğu düşünülebilir ama bu cinayetin faşist ve ırkçı güdülenmeyle işlendiğinden zerre kadar şüphem yoktur.
Irkçılığın diğer boyutu gibi tek potada grileştirme çabalarına girmeyelim. İşte bu yüzden Beşiktaş taraftarı ırkçılığa ve faşistlere karşı durmak için gri dumanları göğe üflememeli. Siyah da var beyaz da.

Not:Sigara cezalarının işletme sahibine içene oranla çok fazla dokunması ise zaten ayrıca incelenmesi gereken bir garipliktir.
Related Posts with Thumbnails