2 Mayıs 2010 Pazar

Liverpool Takım Yıldızı

Sene boyunca yapılan tek güzel şey Madrid maçında gerçekleşir...

Van Gaal Bayern'e Karşı

Yarı final öncesi takımını nerede hazırlıyor?


Fantazi Futbol 1: Şampiyonluk Sayıları Değişiyor!


Puan sisteminde değişiklik olsaydı hangi şampiyonluklar el değiştirirdi! (2-1),(3-1),(4-1),(4-2) puanlama sistemlerini lig tarihimizin tamamına uygulayalım.

Genel geçer prensibe bağlı kalaraktan bir şeyi kendi zamanı içinde değerlendirmek uygun olacaktır. En yalın ifadeyle sezon başında galibiyete ve beraberliğe kaç puan verileceği belli olduğundan takımların oyun karakterleri de ona göre şekillenecektir. Niyet, başlıkta da belirtildiği gibi, fantaziye kaçmaktır…
Tabii ki bu puan değişimleri hep aynı sezonlarda farklılık gösterecektir. Bir de Kemal Belgin’in övünme vasıtasını test etmiş oluruz…

Sistem 1:Galibiyete 2 Beraberliğe 1 Puan
1987-88 sezonunda 3 puanlı sistemi uygulayan Türkiye’nin bu sistemden önceki sezonlarını değiştirmeyeceğimizden 1987 yılı ve ardındaki sezonlara bakalım.
Bu değişiklik evvela inorganik bir sezona denk düşmektedir. 92-93 sezonu dediğimizde Beşiktaşlıların gözyaşının yerde kalmasıdır biraz da futbolun hüzünle törpülenmesidir. Pekala, (2-1) sisteminde şampiyon kim olacaktır! Fazla uzatmadan Beşiktaş’ın 47 puanla kupayı kazandığını belirtelim.
Oltamıza ikinci vuransa 93-94 sezonudur. Bu sezonda şampiyon Galatasaray olarak görünmektedir. 1. sistemi uyguladığımızda Fenerbahçe ile puanları 48’de eşitlenmektedir. İki takım da birbirlerini birer kez mağlup ettiklerinden averaja bakarsak, +4 ile Fenerbahçe’nin şampiyonluğun yeni sahibi olması gerekmektedir.
Şampiyonlukların sanal dağılımı…
Fenerbahçe 18
Galatasaray 15
Beşiktaş 14
Trabzonspor 6


Sistem 2: Galibiyete 3 Beraberliğe 1 Puan
Doğal olarak bu değişimi 87-88 sezonunun öncesine uygulayacağız.
1960-61 sezonunda Fenerbahçe ve Galatasaray’ın puanları 87’de eşitlenmektedir ama hem sezon içinde aldığı 5-0(Metin 4, Bahri) ve 2-1(Uğur, Ayhan/Yüksel’ lik galibiyetlerle hem de averaj farkıyla şampiyon Galatasaray olmaktadır.
1977-78 sezonunda Fenerbahçe ve Trabzonspor 59 puanla bitireceklerdi. Trabzonspor, sezon içinde aldığı 0-0 ve 1-0(Ahmet)’lık sonuçlarla ve Fenerbahçe’ye göre +2’lik averajla, şampiyonluğun sanal sahibi oluyordu.
1978-79 sezonunda Trabzonspor 2 puanlı sistemin himayesinde inanılmaz bir şampiyonluk kazanır. Ligde oynanan maçların 16 tanesinden beraberlikle ayrılan Trabzonspor, 3 puanla oynanan bir ligde şampiyonluğu Galatasaray’a devredecekti.
1984-85 yılında Fenerbahçe ile Beşiktaş çekişmektedir ve Fenerbahçe averajla şampiyon olmaktadır ama 2. Sistemde Beşiktaş 69 puanla yani bir puan farkla lig kupasına uzanır.

2 puanlı sistemin nimetlerinden en çok Fenerbahçe faydalanmıştır. Buna göre şampiyonlukları yeniden dağıtırsak.
Galatasaray 19
Fenerbahçe 14
Beşiktaş 14
Trabzonspor 6
Sistem 3: Galibiyete 4 Beraberliğe 1 Puan
1960-61 sezonu (yukarıda değindik)
1963-64 sezonunda Beşiktaş Fenerbahçe’yi geçerek 96 puanla ligi tamamlayacaktı.
1966-67 sezonundaysa Beşiktaş, Fenerbahçe’ye karşı bir maç kaybedip bir maçı da berabere bitirerek ikili averajda geri kalarak şampiyonluk kupasını müzesinden ayırmak zorunda kalıyordu.
1977-78 sezonu (yukarıda değindik)
1978-79 sezonu (yukarıda değindik)
1984-85 sezonu (yukarıda değindik)
Şampiyonluk Dağılımı
Galatasaray 19
Fenerbahçe 14
Beşiktaş 14
Trabzonspor 6

Sistem 4: Galibiyete 4 Beraberliğe 2 Puan
1992-93(yukarıda değindik)
1993-94 (yukarıda değindik)
Fenerbahçe 18
Galatasaray 15
Beşiktaş 14
Trabzonspor 6

O zaman tahminde bulunalım…
Eğer Kemal Belgin 3 puanlı sitemi ülkeye en başından yani 1959’da soksaydı. Galatasaray’ın 4. yıldızına bir parmak kalmıştı…
Ya da hiçbir şekilde 3 puanlı sisteme karışmasaydı. Fenerbahçe’nin +3 fazlası bulunacaktı…

1 Mayıs 2010 Cumartesi

Got a Licence to Bill

Başlık 1989 yapımı James Bond filminin soundtrack albümünden deforme edildi. Nedeni ise TFF'nin lisans verme işlemlerinde Beşiktaş'ı göremememizden kaynaklanıyor. Lisans sene ortasında verildiyse ve gözümden kaçmışsa BJK yönetim kurulundan peşinen özür dileyelim. Tersi bir durumda 5 kulübün arasına girememeyi nasıl savunabilirler.

Şarkının da güzel bir nakaratı var.

Anyone who tries to tear us apart
Got a licence to _ ill



Türkiye Futbol Federasyonu Kulüp Lisans Kurulu, Kulüp Lisans Sistemi çerçevesinde yapılan denetimler sonucunda 5 Turkcell Süper Lig kulübüne lisans verilmesini onayladı. Buna göre; Bursaspor, Fenerbahçe, Galatasaray A.Ş., Kayserispor ve Trabzonspor A.Ş. kulüpleri lisans almaya hak kazandı.

TFF Kulüp Lisans Kurulu, UEFA ve TFF Kulüp Lisans Talimatlarındaki süre ve hükümlere uygun olarak; 7 Mayıs 2010 tarihinde yapacağı bir sonraki toplantıda, Turkcell Süper Lig ve Bank Asya 1.Lig'de yer alan diğer kulüplerin kulüp lisans başvurularını görüşecek.

UEFA tarafından başlatılan ve 6 sezondan beri düzenli olarak ülkemizde uygulanan Kulüp Lisans Sistemi'nin temel amacı; kulüplerimizin sportif, altyapı, personel-idari, hukuki ve mali açılardan sistemlerini belli bir standarda ulaştırıp, bu seviyenin gelişimi ve sürekliliğini sağlamaktır.

25 Nisan 2010 Pazar

Dünyamın En Hızlı Korner Değişimi:11 Saniye

Abartıyorsam Caner'in ortasına Sabri orta yapsın...


Zahmet Etme!

Fenerbahçe Trabzon Beşiktaş Galatasaray 2000'lerde kendi aralarında oynadıkları maçlar....

2000-01

5 Beşiktaş 3-0 Fenerbahçe 16 Eylül 2000

8 Trabzonspor 2-0 Beşiktaş 14 Ekim 2000

9 Beşiktaş 3-1 Galatasaray 21 Ekim 2000

13 Fenerbahçe 5-2 Trabzonspor 19 Kasım 2000

14 Galatasaray 0-0 Fenerbahçe 26 Kasım 2000

17 Trabzonspor 1-1 Galatasaray 17 Aralık 2000

22 Fenerbahçe 3-1 Beşiktaş 24 Şubat 2001

25 Beşiktaş 3-1 Trabzonspor 18 Mart 2001

26 Galatasaray 2-0 Beşiktaş 31 Mart 2001

30 Trabzonspor 1-0 Fenerbahçe 29 Nisan 2001

31 Fenerbahçe 2-1 Galatasaray 6 Mayıs 2001

34 Galatasaray 4-0 Trabzonspor 26 Mayıs 2001

2000-01

G

M

B

A

Y

P

FB

3

2

1

10

8

10

BJK

3

3

0

10

9

9

GS

2

2

2

9

6

8

TS

2

3

1

7

13

7

2001-02

1 Beşiktaş 1-2 Trabzonspor 10 Ağustos 2001

6 Galatasaray 2-0 Fenerbahçe 22 Eylül 2001

9 Beşiktaş 2-2 Galatasaray 21 Ekim 2001

10 Galatasaray 3-1 Trabzonspor 27 Ekim 2001

14 Fenerbahçe 1-2 Beşiktaş 2 Aralık 2001

15 Trabzonspor 2-1 Fenerbahçe 8 Aralık 2001

18 Trabzonspor 0-5 Beşiktaş 20 Ocak 2002

23 Fenerbahçe 1-0 Galatasaray 16 Şubat 2002

26 Galatasaray 1-0 Beşiktaş 9 Mart 2002

27 Trabzonspor 0-2 Galatasaray 3 Nisan 2002

31 Beşiktaş 0-2 Fenerbahçe 14 Nisan 2002

32 Fenerbahçe 3-0 Trabzonspor 21 Nisan 2002

2001-02

G

M

B

A

Y

P

GS

4

1

1

10

4

13

FB

3

3

0

8

6

9

BJK

2

3

1

10

8

7

TS

2

4

0

5

15

6

2002-03

1 Trabzonspor 0-0 Fenerbahçe 9 Ağustos 2002

6 Beşiktaş 0-0 Trabzonspor 22 Eylül 2002

6 Fenerbahçe 6-0 Galatasaray 6 Kasım 2002

11 Fenerbahçe 0-1 Beşiktaş 2 Şubat 2003

13 Galatasaray 2-1 Trabzonspor 16 Kasım 2002

16 Galatasaray 0-1 Beşiktaş 8 Aralık 2002

18 Fenerbahçe 3-2 Trabzonspor 22 Aralık 2002

23 Galatasaray 2-0 Fenerbahçe 8 Mart 2003

23 Trabzonspor 1-1 Beşiktaş 9 Mart 2003

28 Beşiktaş 2-0 Fenerbahçe 20 Nisan 2003

30 Trabzonspor 1-2 Galatasaray 4 Mayıs 2003

33 Beşiktaş 1-0 Galatasaray 25 Mayıs 2003

2002-03

G

M

B

A

Y

P

BJK

4

0

2

6

1

14

GS

3

3

0

6

10

9

FB

2

3

1

9

7

7

TS

0

3

3

5

8

3

2003-04

2 Trabzonspor 0-1 Fenerbahçe 15 Ağustos 2003

6 Galatasaray 2-2 Fenerbahçe 21 Eylül 2003

7 Beşiktaş 5-0 Trabzonspor 28 Eylül 2003

11 Beşiktaş 0-0 Galatasaray 31 Ekim 2003

14 Fenerbahçe 2-2 Beşiktaş 30 Kasım 2003

16 Galatasaray 1-2 Trabzonspor 14 Aralık 2003

19 Fenerbahçe 3-1 Trabzonspor 1 Şubat 2004

23 Fenerbahçe 2-1 Galatasaray 28 Şubat 2004

24 Trabzonspor 3-0 Beşiktaş 7 Mart 2004

28 Galatasaray 1-2 Beşiktaş 4 Nisan 2004

31 Beşiktaş 1-3 Fenerbahçe 25 Nisan 2004

33 Trabzonspor 2-4 Galatasaray 9 Mayıs 2004

2003-04

G

M

B

A

Y

P

FB

4

0

2

13

7

14

BJK

2

2

2

10

9

8

TS

2

4

0

8

14

6

GS

1

3

2

9

10

5

2004-05

6 Beşiktaş 0-0 Galatasaray 19 Eylül 2004

8 Trabzonspor 1-0 Beşiktaş 3 Ekim 2004

10 Trabzonspor 0-1 Galatasaray 23 Ekim 2004

11 Beşiktaş 2-1 Fenerbahçe 30 Ekim 2004

13 Trabzonspor 0-2 Fenerbahçe 20 Kasım 2004

16 Galatasaray 1-0 Fenerbahçe 12 Aralık 2004

23 Galatasaray 1-0 Beşiktaş 5 Mart 2005

25 Beşiktaş 1-0 Trabzonspor 19 Mart 2005

27 Galatasaray 0-2 Trabzonspor 10 Nisan 2005

28 Fenerbahçe 3-4 Beşiktaş 17 Nisan 2005

30 Fenerbahçe 2-1 Trabzonspor 30 Nisan 2005

33 Fenerbahçe 1-0 Galatasaray 22 Mayıs 2005

2004-05

G

M

B

A

Y

P

GS

3

2

1

3

3

10

BJK

3

2

1

6

7

10

FB

3

3

0

9

8

9

TS

2

4

0

4

6

6

2005-06

6 Beşiktaş 1-2 Fenerbahçe 18 Eylül 2005

8 Galatasaray 4-1 Trabzonspor 2 Ekim 2005

14 Galatasaray 0-1 Fenerbahçe 27 Kasım 2005

15 Fenerbahçe 2-2 Trabzonspor 2 Aralık 2005

16 Galatasaray 3-2 Beşiktaş 10 Aralık 2005

17 Beşiktaş 0-1 Trabzonspor 18 Aralık 2005

23 Fenerbahçe 2-2 Beşiktaş 26 Şubat 2006

25 Trabzonspor 1-1 Galatasaray 12 Mart 2006

31 Fenerbahçe 4-0 Galatasaray 22 Nisan 2006

32 Trabzonspor 2-3 Fenerbahçe 29 Nisan 2006

33 Beşiktaş 1-2 Galatasaray 7 Mayıs 2006

34 Trabzonspor 1-2 Beşiktaş 14 Mayıs 2006

2005-06

G

M

B

A

Y

P

FB

4

0

2

14

7

14

GS

3

2

1

10

10

10

TS

1

3

2

8

12

5

BJK

1

4

1

8

11

4

2006-07

5 Beşiktaş 2-3 Trabzonspor 10 Eylül 2006

6 Galatasaray 1-0 Beşiktaş 17 Eylül 2006

7 Trabzonspor 3-1 Galatasaray 23 Eylül 2006

14 Fenerbahçe 0-0 Beşiktaş 19 Kasım 2006

15 Trabzonspor 1-2 Fenerbahçe 26 Kasım 2006

16 Fenerbahçe 2-1 Galatasaray 3 Aralık 2006

22 Trabzonspor 3-2 Beşiktaş 24 Şubat 2007

23 Beşiktaş 2-1 Galatasaray 3 Mart 2007

24 Galatasaray 2-1 Trabzonspor 11 Mart 2007

31 Beşiktaş 0-1 Fenerbahçe 5 Mayıs 2007

32 Fenerbahçe 2-2 Trabzonspor 13 Mayıs 2007

33 Galatasaray 1-2 Fenerbahçe 19 Mayıs 2007

2006-07

G

M

B

A

Y

P

FB

4

0

2

9

5

14

TS

3

2

1

13

11

10

GS

2

4

0

7

10

6

BJK

1

4

1

6

9

4

2007-08

7 Galatasaray 2-1 Beşiktaş 29 Eylül 2007

9 Trabzonspor 2-3 Beşiktaş 20 Ekim 2007

11 Fenerbahçe 2-1 Beşiktaş 3 Kasım 2007

13 Trabzonspor 0-1 Galatasaray 25 Kasım 2007

15 Fenerbahçe 2-0 Galatasaray 8 Aralık 2007

17 Fenerbahçe 3-2 Trabzonspor 22 Aralık 2007

24 Beşiktaş 1-0 Galatasaray 2 Mart 2008

26 Beşiktaş 3-0 Trabzonspor 16 Mart 2008

28 Beşiktaş 1-2 Fenerbahçe 29 Mart 2008

30 Galatasaray 1-0 Trabzonspor 12 Nisan 2008

32 Galatasaray 1-0 Fenerbahçe 27 Nisan 2008

34 Trabzonspor 2-0 Fenerbahçe 10 Mayıs 2008

2007-08

G

M

B

A

Y

P

FB

4

2

0

9

7

12

GS

4

2

0

5

4

12

BJK

3

3

0

10

8

9

TS

1

5

0

6

11

3

2008-09

3 Trabzonspor 0-0 Beşiktaş 14 Eylül 2008

7 Galatasaray 3-0 Trabzonspor 19 Ekim 2008

10 Fenerbahçe 4-1 Galatasaray 9 Kasım 2008

13 Fenerbahçe 2-1 Beşiktaş 29 Kasım 2008

16 Galatasaray 4-2 Beşiktaş 21 Aralık 2008

17 Fenerbahçe 0-0 Trabzonspor 25 Ocak 2009

20 Beşiktaş 1-1 Trabzonspor 15 Şubat 2009

24 Trabzonspor 2-2 Galatasaray 15 Mart 2009

27 Galatasaray 0-0 Fenerbahçe 12 Nisan 2009

30 Beşiktaş 1-2 Fenerbahçe 3 Mayıs 2009

33 Beşiktaş 2-1 Galatasaray 24 Mayıs 2009

34 Trabzonspor 1-2 Fenerbahçe 30 Mayıs 2009

2008-09 İY

G

M

B

A

Y

P

FB

4

0

2

10

4

14

GS

2

2

2

11

10

8

BJK

1

3

2

7

4

5

TS

0

2

4

4

8

4


18 Nisan 2010 Pazar

FB LVS D SLV

Maç öncesi sözcükleri uzatmalarından dolayı çakırkeyf yorumculara mı değinmeliydim? Hayır, mümkün değildi bu seçenek. Kimseye canlı yayına alkollü çıktı etiketi yapıştıramazdım. Günün ehemmiyetine eğreti duran "Mor Menekşe" yankılanınca aklıma İsviçre'nin meşhur ineği geldi ve akabinde Cern'de aranan paraçacık hayal denizimin karasularına çoktan sızmıştı. Elimizdeki tek ikon Kadıköy Boğası'ndan başka neyle bağlayabilirdik ki...
İki proton çarpışacak ve gizlenen şeyler açığa çıkacak. Tanrı'nın partikülü müydü yoksa çarpıtma sanatının üstadlarınca Tanrı partikülü mü? Cevap, Papaz'ın çayırından başka nerede aranabilir ki...
Alexander'ın ab-ı hayatı bilmediğini düşünenler zaten hep yanılmışlardır. O, eyyam nehrinde solungaç yarıklarından al fışkırtan diyagonal bir balığa verecekti hakkını...
Sonra bir çim bulutu ve obruk, belki Bilica Hüseyinler Dünyası'nda...
Ve bn başta yorumcuların yayına iki tek atıp çıktıklarınıı öne sürmüşem. Fena bir ayıptı bu. Bn, karadeliğin varlığından haberdar değildim. Ve kim ki yanında durur deliğin çok aheste algılarız kendisini...

Yukarıdaki güzel adam da bizim gibi iddialarını kaybetmiştir. Biz, beyaz deliğin de işlevsizliğini görmüşken "bilgi-sizliğin" kaybolmasını arzu ederiz...


Yine de paleontologlar iki kupa daha bulacaklar Anadolu kıyısında!..

Bu arada Photoshop katmanlarında herhangisinin suratını kazımayın "karı-koca" resminden şüphelenip.

17 Nisan 2010 Cumartesi

Translator


Yakında sinemalarda. Biraz geç oldu ama yorum yapabilir misiniz?

12 Nisan 2010 Pazartesi

İslam Çupi'den THY'ye

Türk futbolu da Türk sahalarında yuvarlanıyor, THY de uçaklarını Türk havalimanlarının pistlerinden kaldırıyor. İkisinin de ne saati var, ne de istikrarı..
Galatasaray’ın Samsun’da Samsunspor’a kaybedişi, Fenerbahçe’nin İzmir’de yenilişi nasıl milyonlarca Sarı-Kırmızılı ve Sarı-Lacivertli taraftara saygısızlıksa, THY’nin tarifelere zina ederek uçak yolcularına ettiği eziyet milli bir işkence olarak atmosferde dalgalanıp duruyor.
Cumartesi İstanbul’dan İzmir’e saat 18.00'de yığınla insan küfe ile para verip uçacak.
Millet beklemede... 17.30'dan 18.00'e kadar herkesin gözü saatte. Kulağı kadın sesli anonsta...
Saat 18.00, mikrofon suskun... Anons da yok, ananas da...
Saat 18.00, saat 18.20, saat 18.30,18.40, 19.00... Yine mikrofon İstanbul’daki bir evin terkos musluğu gibi tıııs...
* * *
Futbolda 40 yıldır yerleşmemiş sistem ve oyun prensiplerine daktilolar ve tükenmez kalemlerle kına yakarız da artık amblemini yaz, THY'nin iniş kalkışlardaki saat laubaliliğinin içine girmeye neden hakkımız olmasın.
Bir koşuşturma başladı saat 19.00'da bekleme salonundan çıkış kapısına doğru...
Anonslar meğer bir saatten beri yapılıyormuş da, mikrofon bozuk olduğundan salonda duyulmuyormuş.
THY'nin çıkışındaki personelin suratları surat olmaktan çıkmış, darağacı eskizi olmuş. Avrupa İnsan Hakları Komisyonu'na duyulan engin saygı (!) olmasa, bizi çıkış kapısının üstündeki alüminyum doğramalara teker teker asacaklar...
Suçumuz büyük, en büyük...
Bir... THY'nin seçkin yolcusu olmak...
İki... THY'nin seçkin bir yolcusu iseniz mecbursunuz bozuk mikrofonda duyulmayan anonsu telepati ile görülmeyen iletişim yollarından posta güvercini ya da denize atılmış bir şilep şişesinden almaya...
* * *
Saat 19.00... Uçağın içi, sanki cehenneme iki şofben, ilave edilmiş gibi, yanıyor da yanıyor...
45 dakikadan beri uçağın koltuklarına müşteri gibi mıhlanmış THY'nin seçkin enayileri enayiliklerini bir jetin içinde değil de, bir sauna bankında sürdürüyorlar sanki...
Suçumuz dedim ya, büyük en büyük...
Bozuk mikrofonda verilen anonsu, sanki mikrofonu bozuk olmayan bir mikrofon veriyormuşçasına duyacak ve THY'nin ilahi sesi karşısında ayağa kalkacak ürpereceksin.
Bu semavi hünerlere sahip değilsen, dünyevi bir THY pilotundan yığınlanmış müşterilere bir fiks mönü sunulur. Kırk satır mı, kırk katır mı?
20 dakika daha uçak içi rotan... Su yok hava yok, rötarı iç gıdıklayın sesi ile anons eden yok.
THY tabutluğuna hoş geldiniz...
Genellikle Birinci Lig takımları maç yapacağı şehirlere uçaklarla giderler, tabii marka THY'dir..
Galatasaray'ın Samsun'da Samsunspor'a kaybedişi Fenerbahçe'nin İzmir’de Altay'a yenilişinin içinde benim uçağın tuttuğu eziyetin benzeri bir rota varsa bir anonsta ben yapayım.
"En büyük rakip THY... Başka rakip yok..."
THY gelişmiş bir teknoloji...
İstanbul’dan kellifelli kravatlı insan alıyor, İzmir’e İnsan turşusu indiriyor.
Durun daha yazıma nokta koymayın.
Günlerden pazar, vakitlerden akşam saatlerden 21.00...
Türk usulü sabırlar içinde mırıldanmalar var... Saat 16.00'da Menderes Havalimanı 'nın dev bekleme salonları hınca hınç dolu... Ankara'ya gidecek yolcular daha kollarına kanat takmamışlar.
Ankara'ya gidecek İzmir yolcuları, Amsterdam 'dan gelecek Türk vatandaşları ile hasret giderip kucaklaşmak için, Hollanda'dan kalkacak jeti gözlerinin içi gibi bekliyorlar.
Yenik Fenerbahçe'yi bir kısım basını, bir kısım sade vatandaşı saat 20.00'de İzmir'den İstanbul’a kaldırmakla yükümlü olan THY her türlü hizmetleri yapıyor da, anons yapmıyor.
Milletin elindeki tespih Avrupa haritası olmuş boyuna çekiliyor.
"Benim uçağım nerede acaba? Londra da mı, yoksa Lizbon, Roma veya Madrid'de mi?.."
Ben İzmir-İstanbul 22.00 yolcusuyum. Bu kadar bekleyip uçamamış bir kalabalığı görüp halleri ve perişanlıklarına baktıkça beni uçak sevgisi tutmuyor.
Beklentilerimin içinde rakı var, salatalık biber kabuğu soyulmuş domates var, bir dilim kavun var da, uçak yok...
Bilmiyorum ki arlık, Johannesburg'tan mı, Antartika'dan Grönland mı, bir yerlerden gelir elbet...
Türkiye'nin şimdiden "Şişer ml şişmez ml?" diye beklediği tek gururu var.
Milli Takımımız Roma'da yapılacak Dünya Kupası'na gider mi gitmez mi?..
Oysa her Türk başını Milli Takım'dan alıp THY kâbesine çevirmeli ve asıl Milli Takımı şimdilik bırakıp Türkiye içinde uçmayan buna karşılık Tokyo 'ya direkt uçan bu müesseseye saygıların en sarmalanmışlarını atması lazım.
Bu bir hava borcudur çünkü...

İslam Çupi

Fena Halde Barcelona '89




1989 yılında iki takımın da müzesinde "Kupa 1" yoktu...


foto 1 barcelona resmi sitesi!
foto 2 milliyet resmi sitesi!

5 Nisan 2010 Pazartesi

Top Topuz'dayken Topukla Ofsayt





Görüntüyü yeni çıkarttım. Top bu sefer Topuz'un ayağında. Biz görüntülerde uzaktaki Kayserili oyuncuya odaklanıyoruz (aşağıdaki resimlerden bahsediyorum) ama adamın yüzü de hareketlenmesi de kendi kalesine doğru onunla bir işimiz yok görüntü de bize yakın olan Kayserili ile ilgilenmeliyiz. Top Topuz'un ayağındayken durdurdum ki ofsayt olmadığını belirtenlere de avantaj olsun. Bu durumda bile Alex'in topuğu ileride ama topukla gol atılır mı bilemiyorum...

4 Nisan 2010 Pazar

Lig TV’nin Ofsayt Kamerası Üzerine Analiz









Yıllardır çizginin yamuk çizildiği yorumları yapılmaktadır. Bugün, Premier League’de sezon sonuna kadar 5 maçın daha 3 boyutlu yayınlanacağı haberini okumak da nasip olunca kısıtlı teknolojimizle ofsayt esanslı pozisyona “hat gözlükleriyle” bakalım.
Turuncu çizgi kullandım. Bu turuncu çizgi nerede bir çizgiyle üst üste gelecekse kameranın oraya odaklandığını varsayabiliriz(ref. nok.). Ben ceza sahasının üstünde çizgileri çakıştırdım(1. Resim). Sonrasında bu çizgiyi paralel taşıdım(2. Resim) . Bu taşıma ile çoğu insanın aklında soru kalmamıştır.

Şimdi varsaydığımız odak noktasının(referans noktamızın) sağına B soluna A diyelim. (3. Resim)Çizgiyi B bölgesine taşıdığımızda uzak noktanın aut çizgisine uzaklığının yakın noktadan daha yakın olduğunu görmekteyiz. [Kırmızı ok büyüktür mavi ok)(4. Resim)
Şimdi referans noktamızdan A bölgesine götürelim turuncu çizgiyi(5.resim)Bu sefer mavi çizginin kırmızı çizgiden daha büyük olduğunu görmekteyiz.

Okların uzunluklarının eşit olduğu yerden paralel bir hat çizilir.(sahanın tamamı olmadığı için gösteremiyorum). Kısacası pozisyon ofsayt…

Siz aşağıdaki gibi bir şey istiyorsanız bilemem...

Aşağıdaki resim yorum bırakan adsız arkadaş için. Her durumda ofsayt...

Bu Hata Kimin?


A-Antalyaspor Başkanı B-Anadolu Ajansı C-ntvmsnbc.com D-Hepsi

Not=Maçın hakemi Bülent Yıldırım'dı...

Resimdeki elipsin içine bakın...
Related Posts with Thumbnails