(Başlık artık kan kelimesinden nefret etmekle çıktı diyelim.) Şut öncesi Cole akıllıca verdiği pasla Lampard'ı direkt gole götürebilirdi. Essien'in önü gerektiği gibi kapatıldı, Valdes uçtu ama demem o ki bu gol durdurulmazdı. Havasından mı suyundan mıdır bilinmez, Ganalılar genetik olarak bu golleri atıyorlar. Vuruş anında aklıma Yeboah geldi. TRT 3 zamanlarında aklımıza çakılan golleri ve Essien'in son golü. Kopyala-yapıştır. Ayrıca bu üst direk golleri de moda oldu...
6 Mayıs 2009 Çarşamba
Ganatırlar!
Etiketler:
Deneysel,
Dr. Emmett Brown
3 Mayıs 2009 Pazar
Ağustos Ayında Görüşürüz
Etiketler:
resim anlatır
2 Mayıs 2009 Cumartesi
Çocuklar Futbol Açlığı Çekiyordu!
Etiketler:
resim anlatır
Teşekkürler Ali Ece
Tanıtım için...
Etiketler:
arşivim
Niye Derbi Diyoruz?

Epeyce düşündüm bir cümleye sığdırmak için. Bu üçlü rekabete yüklenmeye çalışılan anlama kendimce katkıda bulunayım. "Mecburen ağbime küçük gelen her şeyi giydim ama Galatasaray formasını değil" cümlesinde toparlayabildim. Galiba bunun için deniyor...
Etiketler:
yazılar
1 Mayıs 2009 Cuma
Yeni Yılmaz Vural Bulundu
Videoyu Marca'da dolaşırken buldum. FC Drobeta-Turnu Severin'de oynayan Trofin Ioan kendi antrenörü Manescu'dan dayak yemekte. Kulüp amblemi de zaten olay çıkarmaya hazır...


Etiketler:
external videos
29 Nisan 2009 Çarşamba
28 Nisan 2009 Salı
Luis Aragones'in Muhteşem Golü
Geçen hafta, sorumuzu cevaplayan olmadı. Biz de o cevabı golüyle birlikte veriyoruz. O taraftarı sevindiren Luis Aragones'di. İzleyin. ""George Best'i o maçya yıkmıştır""
Etiketler:
arşivim
Platini Bile Kabul Etti
Son dönemlerde tüm futbolcular şu iyidir bu iyidir demekte. Platini ise zamanında bazı şeyleri kabul etmekte...
Etiketler:
arşivim
27 Nisan 2009 Pazartesi
SİVASSPOR ŞAMPİYON OLMALI

Bu istek, hiç düşünmeden parmaklarımızla aktarabileceğimiz nedenlerden ötürüdür. Çoğunluğun aklında “ağabey, adamlar şampiyon olsun ne Yıldırım kalır ne Demirören ne de Polat” kelimeleri varsa da başkanların olağan dışı düzende de alışılageldik pişkinliği sergilemeyeceklerini kim iddia edebilir. Ne olursa olsun bu kişiler hesap verme sayfaları Sivasspor’un adına hazırlanmış yazı dizileriyle dolacağından kimsenin aklına bile gelmeyecektir. Bu bakımdan bu hayali kuran taraftarların tez vakit bu vb. şeylerinden vazgeçmeleri gerekmektedir. Nedenlerimiz daha çok mızmız bahaneler külliyatını kendilerine şiar edinmiş Anadolu derebeylerine dayanmaktadır. Kimi siyasete kurban etti futbolu kimi ihale fırsatları kovaladı kimiyse ticaretle futbolu çoğu kez karıştırdı. Bazı bölgeler akıllansa da birkaç kez gidip tekrar geri gelenlerle kurtuluş hevesi kursakta kaldı. Şimdi kafalarının tam ortası için Demokles’in kılıcı Sivas’ta dövülmeye başlandı. Bu başkanların sığınacakları tek nokta olan “bizi şampiyon yapmayacaklar, tezgah kuruldu vb. sözleri” artık şu an Mars semalarında duyacaksınız. İstisna kültürü de devreye girecekse de Sivasspor’un 4 Mart 2007’de gözlerimle izlediğim 90 dakikasından sonralarını Hıncal Uluç misali kendileriyle oturup izleyebilirim. Maç esnasında sıkılırlarsa Cavcav bana CM’den oyuncu önerir bana ben de yıllarca evvel aldığım wedersonjaba@.....com mailimi Gökçek’e kat karşılığı satmaya çabalarım…
İkinci bir neden de yeni bir Fatih Terim ihtiyacının toplum tarafından belirmesidir. Heyecan tazelenmelidir. Ben ne Mustafa Denizli’nin ne de Fatih Terim’in Uygun’un başarısının yanına yaklaşacaklarını düşünmüyorum. Bülent Uygun’un sevilmemesini anlamaktayız ama Interli İtalyan olmasam Mourinho’ya bakış açım şimdiki hayranlık seviyesinde olabilir mi? Uygun’un zekasını kim reddedebilir. (son açıklamalar zekadan öte kurnazlıktır ve yukarıdaki başkanların bahane profiline girer) ”Kelimelerle bir savaş olacaksa varız” ama camı çerçeveyi indirmek Beşiktaş’a dokundurmasından daha çok sinirlendirmektedir. Yarın tepetaklak da olabilir ama kim Terim’in yerine birinin gelmesini istemiyor…
Üçüncü neden başkanların, gitmemesine rağmen, büyülü! dikdörtgeni futbol aklına teslim etme emarelerinin belirmesidir. Son olarak ilgisiz gibi gözükse de Fink transferiyle bunu gördük. Şampiyonluk yolunda giderken bunu açıklamak da çok kolay bir iş olmasa gerek ve en azından bir değişiklik yarattı Beşiktaş(gelecek sene şampiyon olacaklarına inanıyorum). Diğer takımlar da artık forma satışına yönelik transferlerden vazgeçmeliler. Bu sene Galatasaray ve Fenerbahçe’nin toplam transfer bütçesi 100 milyonu çok rahat geçmiştir. Lakin milenyum başladığından beri en az puanı bu sezon toplamışlardır. (lig çekişmeli olsa puanın azlığının önemi bile yok, bu sene oynanan futboldan bahsetmem bile)
Dördüncü neden artık tv pazarlığı masasına bir takımın daha ekleneceğidir ki bu beni çok sevindiriyor. Artık dört kulübün, minimal değerde de olsa, paralarının kırpılması iyiye işarettir. (Paranın değerini anlamaları açısından). Ayrıca son hafta Galatasaray bunu düşünüp Sivas’a sürpriz yapabilir.
Beşinci nedense bu sezonki formatta şampiyonumuzu Ş.Ligi’ne direkt katılacağımızdan kaynaklanıyordur. Sivasspor’un 4 maç sonucunda gruplara kalma ihtimali gelecek senenin Beşiktaş’ına nazaran daha azdır. Ülkeye ekstra para girdisi ve İstanbul’un ötesine de bu heyecanın gitmesi güzel olur. (Uefa izin verir mi stada!)
Sözün özü bir devrim olacaksa da Sivasspor’un şampiyonlukla ve sonrasındaki Avrupa ile imtihanını İkaros’un güneşle ilişkisine benzememesini umuyorum, kırmızı beyazın bir kez daha Futbol Cumhuriyeti’ni kurmasını bekliyorum. Yoksa derebeylikleri bilinçli felekzedeliklerine devam edecektir.
Etiketler:
yazılar
26 Nisan 2009 Pazar
Michael Fink Hakkında Her Şey





























Yüzde 70.14'lük isabetli pas oranı yakalamış. Sağ bek Patrich Ohs ile özel bir bağ sağlamış durumda. Beşiktaş'ta böyle oynayacaksa ayaklarına hakim bir sağ bek gerecek gibi duruyor. Topu öyle veya böyle ayağına dolaştırmasıyla kötü anlar yaşanabilir. Kalecisine fazla oynayan bir oyuncu olmadığını görüyoruz. Zaten orta saha elemanından bir şey bekleyemeyiz(bu lafı söylememin nedeni Van Brockhorst'un Feyenoord-CSKA maçındaki geri pasının hala aklımda kalışıdır). Deplasmanlarda haliyle yuvarlağın altında görüyoruz kendisini. 6 maçta bir sarı kart görmüş ve bir veya iki tane galibiyet getiren golü var. Gerisine de bakın...
Etiketler:
Araştırmalar
25 Nisan 2009 Cumartesi
25.04.2009 Bayern-Schalke Goller








Açıkçası maçın 60 dakikasını izledim. Dünkü Ligue 1 maçından farkı gol olmasıydı. Toni'nin ezdiği toplar, kaldığı ofsaytlar, elle kontrolleri. Michelis'in golden önceki iş bilmezliği vs. Bu takımın en iyi oyuncusu Ze Roberto gibi gözüküyor. Biz bu takıma 2007'de gelecekete her şeyi süpürecekler gözüyle bakmıyor muyduk? Süpürdükleri belli ama...Ewald Lienen'de Yırtık Tespit Edildi
Bild, Petric'in sakatlığına atfen bu resmi vermiş. Google'dan da videosunu ekledik. Görüntüler +18...


Etiketler:
external videos
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)




