28 Ağustos 2009 Cuma

Cülus Bahşişi

video
5 Mayıs'ın ilk saatleri, Popstar Alaturka yine uzamış; tecrübeli jüri, genç solistlere güzel tavsiyeler veriyor. Solistlerin bazıları el pençe divan bazıları kızgınlıkla yeri tarıyor. Program nihayet bitti ve Futbolig başladı. Konuk Ahmet Akçan ve arkada bir görüntü oynuyor. Kayıt tuşuna basıyorum, biraz geç idrak edip arkadaki olayı ama belki de görülmesi gereken kareler yakalanmış durumda. Kayıt öncesini anlatmak gerekirse Ümit Karan elinde bir tomar 100 ytl ile şampiyonluğu Sivas Paf ile 0-0 berabere kalarak ev sahibi takıma kaptıran oyunculara birer birer veriyor paraları. Çocukların neyin mutluluğunda olduğunu anlamak güç. Asıl önemli olan ise arkadan gelen Sabri nin 50 ytl lik tomar ile gelip kendisinden 4 yaş küçük oyunculara kamera önünde para dağıtması oluyor. Bu işlerin nerelerde yapılması gerektiğini bilmeleri lazım koskoca futbolcuların ama nasıl görülürse geçmişten öyle uygulanır ya şimdi!
Futbolcuların kameralar varken biraz daha dikkatli olması gerekiyor en azından o pırıl pırıl kardeşlerine saygı duyuyorlarsa. Belki bunların da ötesinde GS paf takımı maalesef 150 ytl ye seviniyorsa(şampiyonluğu kaybettiği hafta) Orhan Gencebay gibi tavsiye verebilirim "batsın bu dünya"...


Ekşi Sözlük Yazarlarına Cevaplar

Rodrigo Barbosa Tabata başlığı altındaki bazı kişilere cevaplar verelim...


1-2. sınıf futbolcu..
(asabi, 28.08.2009 00:11)

#16763920
!?


demiş...

Cem Yılmaz'ın güzel bir tespitiyle BİR TAT BİR DOKU'da "en güzeli birinci sınıf" esprisi vardır. Okuyup bırakacaksın der ki asabi de onu deneyip 1. sınıfta bırakmış. Ama o 1. sınıfın son döneminde hasta olsa gerek okula gidememiş. Tabata 1. sınıfın son derslerinde okutuluyor...


2-(bkz: o paraya öküz alırdık öküz)
(dender, 28.08.2009 00:15)

demiş...

Jason'a altın post sipariş edebilirdik....

3-
gereksiz ve haybeye kamyonla para verilen bir tüpçü transfer klasiği daha. yazıktır günahtır.. aylardır 10 numara 10 numara diye çalkaladınız gündemi getire getire antepin tabatasını mı getirdiniz derler adama. hem de 8 milyon euro'ya.. ahh ahh galatasaray o paranın daha azına kimleri getiriyo tüpçü neler yapıyo diye kahreder adamı bu transfer.. gene de alındı madem hayırlısı olsun demek düşer
(uychar, 28.08.2009 00:19)


demiş


Hala o ifadeyi kullanan biri Y.D. 'ye. Yazık. Yakında sırtına ağır maddeyi alıp o bahaneyle her çocuğu Bjkli yapacak da derler. Meslekten vurmak ne yazık...

3-8 milyon euro değeri ile dosta güven, düşmana korku veren müthiş futbolcu.
beşiktaş'a transferi ile aklıma fm'de bazen yaptığım hile geldi. diyelim ben antep'i çalıştırıyorum ve bütçemi genişletmek istedim. bunun çok kolay bir yolu vardır; yeni kullanıcı ekleyip mesela beşiktaş'a sallama menajer hesabı oluştururdum. sonra bu sallama menajer ile güzelce anlaşır, elimde toplam değerleri 3 milyon etmeyecek 2 futbolcunun karşılığında 13 milyon euro+ 1 oyuncu alırdım...
(seviyeli26m, 28.08.2009 00:29)


demiş

Aynı hileyi ben de yapıyorum. Baktım ki bir takım alıp başını gidiyor. Yeni kullanıcı ekliyorum. Lakin ben new user demiyorum. "Herman Chancel" ı kullanıyorum


4-ismail köybaşı ile değil değerlerinin toplamının, çarpımının bile 13 milyon euro etmeyeceği herkes tarafından bilinen futbolcu.
lakin şöyle birşeyler var belki alakalıdır:

(bkz: 20 şubat 2009 gaziantepspor beşiktaş maçı)

(bkz: 3 mayıs 2009 gaziantepspor sivasspor maçı)
(non mollare mai, 28.08.2009 00:33)


demş

Meali "Beşiktaş teşvik etmiş" tir. Kanıtınız varsa çok sevineceğim. Kendisine bir liste çıkarabilirim. Hatta şu an iki ezeli kulüpte görev alan iki kişi neyse...



5-yıldırım demirören'in türkiye ekonomisini krizden çıkarma projesinin ikinci halkası. aslında üçüncü olacaktı da kayserisporu zengin etmek fenerbahçeye nasipmiş.kısfmet

not: 8 milyon avroya avrupada ne babayiğitler var hacı anlatsam inanmazsın.
(executioner, 28.08.2009 00:35


demiş

Yeni reklam dönüyor bir simit al adı altında; Ramazan'da oynatılması ne kadar saçmaladıklarını gösterse de Beşiktaş Antep'teki ekonomiyi canlandırmıştır.

6-neden bu kadar pahalıya patladığını anlayamadığım futbolcu.

türkiye'de türk futbolcusu yetişmiyor.
bu yüzden türk oyuncular fahiş paralar ediyor yabancı sınırlamasından dolayı.
mehmet topuz 9,sercan 7-8,ismail 6,5 milyon avrolara gidiyor bu piyasada.

ama madem yabancı oyuncu için bu kadar büyük bir kaynak ayırıldı daha iyi bir oyuncu bulanamazmıydı avrupa'da.

türkiye'yi tanıyor diye alınır ama yine çok para be abi.
(smete, 28.08.2009 00:48)

demiş

Haklıdır. Belki de tek sorun hala teminat mektubu kullanmasıdır yönetimin "e-posta" birkaç yıldır uğramıyordur.

7-
herkesin çok yüksek bir mailyetle alındığı için isyan ettiği futbolcu. hatta: böyle transfer mi olur. 3 milyon euroya alınsa iyiydi ama bu kadar para verilmez. allah belanı versin demirören diyenler var. arkadaşım sanane kaç paraya alındığı? senin cebinden mi çıktı o para? bırak versinler istedikleri kadar para. sen adam iyi mi değil mi ona bak. desen ki bu adam çok kötü futbolcu, beşiktaş ta ne işi var, niye aldık falan tamam ama iyi futbolcu ama bu kadar para verilmez ki diye isyan etmek saçma. sen cebindeki üç kuruş paranın kaygısına düş, gerisine karışma.
(lepaca kliffoth, 28.08.2009 00:51)

demiş

Hala bu mantık yürüyor "Senin cebinden mi çıktı". Bu lafları edenler yüzünden ülke iç ve dış maçlarının toplam bedeli 700 tl olmuşsa yıllık, bu paranın ülkem insanından çıktığı en basit örnektir. Gerisini yazmıyorum...

8-bu adamın beşiktaşa transferinin tek mantıklı açıklaması olabilir, beşiktaşın şu anda herhangi bir yabancı futbolcunun klübüne verecek parası yok. gaziantep'e bu parayı vereceğini taahhüt edip önümüzdeki yıllarda 5 yıl mesela, bu parayı sündüre sündüre verecek.

yoksa türkiye'de tabataya 8 milyon € veren adamı bırak futbol klübü, çay ocağının başına koymazlar, değnekle kovalarlar.
iyi futbolcudur, hoştur. ama fener bizim yüzümüzden mehmet topuz kazığını yedi diye durumu eşitlemek zorunda değiliz ki.
(dark wing duck, 28.08.2009 00:59)


demiş

Muhtemeldir.

9-ne mal insanlardan oluşan bir toplum olduğumuzu gösteren futbolcudur. önce 3 haftada beşiktaş'ı ligden düşürdüler. sonra vay anam tabata'ya 8 milyon euro verilir mi? verilir tabi arkadaşım. bal gibi verilir. elano'dan da fazla iş yapar, dos santos'tan da. çünkü ligi tanıyor bilader. siz 2 ay sonra ağlayacaksınız. elano brezilya'ya gitti gelmiyor. dos santos ispanya'da tatilde. bizim kafamız rahat olacak. tabata antep'te yaşadı. istanbul'da hayli hayli yaşar. galatasaray veya fenerbahçe'nin gündemindeyken harikalar yaratıyordu da beşiktaş transfer edince mi tu kaka oldu. bekleyin görün. zaman kimi haklı çıkaracak. yoksa bu ülke lincoln'ü de gördü, ariel ortega'yı da.

ama benim asıl kızdığım galatasaraylılar, fenerbahçeliler değil. onlar söyler. işlerine gelmez. tabata'nın beşiktaş'ta oynayacağı gerçeği. ama o kadar gerizekalı beşiktaşlılar var ki ulan bir durun adam oynasın ondan sonra yereriz. tabata'yı da yıldırım demirören'i de. ama yok hayatında beşiktaş maçına gitmemiş gerizekalı adam gelmiş tabata'ya 8 milyon euro verilir mi diyor. sen en iyisi git. galatasaray'ı tut. çok gol atıyor. levida tallinn'e, kazak takımına, israil takımına. 30 gol atmış bilmem kaç maçta. teyy allam ya.
(napoleonic narsist, 28.08.2009 02:56)

demiş

"Atma Hamidiye atma" geliyor kendisi için. Her şeyi vereceğiz. İşte bu şahıs gibilere pes diyoruz. Kullanılan klasik şey maça gitmemiş gibi laf kullanmalarıdır ona göre "savaş meydanına" gitmeyen de vatan hainidir. Bilinçleri böyle zehirlidir. Maça gidenler söyleyince aynı lafları, Holosko mazereti öne sürülür. Kimse para kazanacağın iyi bir adama laf etmedi ki kaldı ki Tabata'ya kötü adam diyen futbolun sığ sularında yüzüyordur. Lincoln'e değinmiş. Alman futbolunu takip eden herkes Schalke'nin şampiyonluğuna Lincoln'un disiplinsizliği(yumruk)nin neden olduğunu belirtir. Bu oyuncuların karakter yapıları fazlaca belliydi. Oynama ihtimallerine verildi onca para. İyi ki de verildi. Bu oyuncular öyle veya böyle geçmiş fotolarda o formalarla yer alacaktır. Lincoln'ü bilmem de yıllar sonra Futbol Mundial'de Ortega hayatı işlense orada Fenerbahçe'nin adı geçecektir. Biz hala Nouma konuşuyoruz. Weah ile mükemmel paslaşmalarını izledin mi. Lens'i tek başına UEFA'da sırtlayışını da... Sana soruyorum Beşiktaş 3 milyona! bir yıllık kiralasa daha mı kötü olurdu ülkeyi tanıyor ya!

10-bazı arkadaşlar galatasaraylı futbolculara ödenen miktarları emsal olarak göstermişler.. o adamların önemli bir kısmıyla ligi geçen sene kaçıncı bitirdikleri ortada.. aynı şekilde fenerbahçenin de..

daha iyisi olamaz mıydı? elbette olurdu ama tabata iyi oyuncu bence..
(perplexe, 28.08.2009 03:26)

demiş

Futbol bakışı bu olmalıdır diyorum sorun zaten para...

11-rodrigo tabata'yı iki kere izlememiş insanlarin bu futbolcu hakkında su kadar eder bu kadar eder diye yorum yapmasi cok komik.

ayrıca üst duzey futbolculari turkiye'ye getirmek o kadar kolay bir şey degil. haliyle futbolcular bu ligde oynamak istemiyor.

bu adam gerçekten yetenekli tamam oynadıgı takım ust duzey bir takım degildi. ama dikkatleri üzerine cekti. bu oyuncuyu zaten 5m euro'dan asagiya mahalle takımından dahi alamazsin. beşiktaş'a kesinlikle yarari olur bu futbolcunun. bence gelecegi parlak. topu ayagına aldıgında insani heyecanlandırıyor. ayaklarina hakim, uzun mesafe şutu var isabetli paslar atabiliyor, oyun zekasi yuksek.

yani adam turkiye'de her takımda cok rahat oynar. holosko gibi bir cok kimseyi utandıracağından şüphem yok.
(radioslave, 28.08.2009 03:42)


Bu adam bir Van Hooijdonk gibi kendini zamanla geliştiren bir futbolcu 18 desen eyvallah ama 2 ay sonra 29 olacak ne geleceği, bu sene sonunda başka takıma gimezse bundan sonra sadece Beşiktaş'a yar olur. Sen aynı işlevdeki Sao Paulolu Wellington'u alacak bir vizyon istemez misin?



12-beşiktaşlilarin 8 milyon euro ödenerek transfer olduğunu sanarak, boşu boşuna sinir nöbetleri geçirdikleri futbolcu..

bjk'liler rahat olsun; kızıl demirören ile olan iş ilişkisini düzgünce devam ettirmek için tabata'yı beşiktaşa hediye etti, antep camiasının da sesini kesmek için böyle uçuk rakamları bir yerlerinden uyduruyor antep başkanı..

aynı hadise ismail köybaşında da yaşandı; muhtemelen 1 milyon euroa sattığımız adamı 6.5 milyon euro die lanse etti bu kızılderili..

aynısı şimdi tabata için geçerli; taş çatlasa 2 milyon euro almısızdır, simdi ortalıkta 8 milyon euro söylentileri var..

merak etmeyin beşiktaşlılar, bedavaya gitti tabata.. olan bu sene kümeye oynayacağı belli olan antepsporuma oldu.. siz tabatanın keyfini çıkarın..
(3h, 28.08.2009 09:53)

demiş ona cevabı


borsa uyesi olarak kote olmus ve spk nezninde denetime tabi bir klup olarak besiktasin soylenenden (burda kastettigim medya falan degil, borsaya yapilmasi zorunlu sirket tebligi) daha az ya da daha fazla paraya transfer etmesi mumkun olmayan futbolcu. bu yuzden ismail koybasinda da tabata transferinde de besiktas taraftarina "bu rakamlar uydurma, asil rakamlar cok daha dusuk" gibi telkinlerde bulunmak yanlis bilgilendirme olacaktir. besiktas transferde yaptigi her harcamayi, odeme planini, tahakkuk edecek vergiyi ve daha bir cok yan bildirimi eksiksiz ve birbiriyle tutarli yapmak zorundadir, yoksa kabaca olacak ama ...
(toruzdeyn, 28.08.2009 10:22)

vermiş bize gerek yok.

SON SÖZÜMÜZ

EĞER TABATA TRANSFERİ GERÇEKLEŞİRSE HEM DE BU FİYATA;

1-Tabata iyi futbolcudur kötü diyene şüpheyle bakıyorum.
2-Bu transferi bu maliyetle kabullenenler ve de savunanlar YD nin özel klavye müdürlerinden farksızdır.

LAFLARINI SÖYLÜYORUM


sanal klavye kullanıyorum mecburiyetten bir kaç gündür yazım kusurlarına affedin.

27 Ağustos 2009 Perşembe

TABATA'YA 8 MİLYON EURO!

http://www.ligtv.com.tr/Default.aspx?r=1&hid=60439


Yatıyorum kalktığımda avronun 10 kuruşa indiğini göreyim

ŞL Olası Grup

Tek Türk takımı olunca her takımın gelebileceği bir pozisyon oluştu. Örnek bir grup yaptım. Grupların ABCD(1) ve EFGH(2) olarak dağıldığından eş işaretli takımlar aynı anda 1 veya 2 de yer alamayacaklar.

24 Ağustos 2009 Pazartesi

Kim Milyoner Olmak İster?



Transfer dönemi bitene kadar Beşiktaş'tan hareket görmezseniz, siz de risksiz bir şekilde binyoner olabilirsiniz. Bankalar faizlerini yüzde 25'den yüzde 9'a çekince bir örnekle bunu anlatalım.
Diyelim ki 1000 liranız var bunu bankaya yatırsanız 9 ayda 1081 liranız olacak yok benim önerdiğim şekilde TSL şampiyonluk bahisine oynarsanız;

Yukarıdaki transfer şartının gerçekleşmediğini görürseniz şampiyonluk iki takım arasında geçecektir. Fenerbahçe'ye 500 TL Galatasaray'a 500 TL yatırdığınızı düşünürseniz. Her halükarda 1300 liranız olacaktır. Yani kazanacağınız 300 TL tüm yatırım seçeneklerinden daha k fazla olacaktır.

Şimdi iki takımlı ligin zarar! (lar) ını anladınız mı?

Genetik Hafıza?

Beşiktaş'ın 1992 sezonunda Balki Bartakomus'a benzerliğiyle dikaati çeken Sırp bir futbolcusu vardı. O dönemlerde Caniggia revaçta olduğu için herkese "el hijo del viento" yakıştırması yapılıyor. Mitar Mrkela da bundan nasibini almıştı. Zihnimde kalan tek enstantane fotoğraf ise sol dip çizgiden orta yapışıdır.
Başlığımıza geçelim, Mrkela'nın gelecek vaat ettiği söylenen oğlunu buldum. Beşiktaş'a gelmeden Enschede kentinin takımı Twente'de oynayan Mitar Mrkela'nın 9 Nisan 1992'de Andrej adını alacak bir oğlu olur. O sene Beşiktaş'a transfer olur ve bir yıl oynayıp Hollanda'ya geri döner.
Ailesiyle Sırbistan'a dönen Mitar Mrkela oğlunu Kızılyıldız öz kaynak düzenine teslim eder ve U-17 kadrosuna çıkabilecek ölçekte bir oyuncu şekillenmiş olur. Babası gibi orta saha oyuncusu olan Andrej bu sezon FK Sopot'a transfer olur( kiralık gönderildiğini düşünüyorum; Sırpça bilen varsa düzeltsin). Geçen yıl, Türkiye'de düzenlenen 17 yaş altı Avrupa Şampiyonası'nda oynamadı. Ne videosu var ne de geniş bir bilgi var kendisi hakkında bu yüzden sadece (Mrkela'nın) genetik hafıza(sına)mıza dayalı bir transfer önerilebilir. Türkiye'de bir takım tarihi tekerrür ettirse ne kaybeder ki...

20 Ağustos 2009 Perşembe

Burnley Tribününden Kozmopolit Görüntü

Manu maçında harika bir performans sergileyen Burnley tribünlerinden bir kare. Blake'in golünden sonra sevinen bir taraftar...

19 Ağustos 2009 Çarşamba

Lugano Sporting Clube de Portugal'da

Dün, maçı izlerken fark ettim. Figer'in yeni oyunu mu? Şok Şok Şok...

Miguel Veloso'nun golünden sonra kale arkasında elinde topla zapt edilemeyene bir bakın derim. Gerçekleri öğrenin. Daha yüksek çözünürlük için aşağıda rapidshare linkini veriyorum...

Viktor Kassai maçı berbat etmişsin hakem değilsin...

http://rapidshare.com/files/268999669/lugano_kale_arkas_.mp4


video


:)

16 Ağustos 2009 Pazar

Erkekliğin 10'da 9.58'i Kaçmaktır

Video:Usain Bolt 100 metre Final


İnsanoğlunun daha fazla gelişim göstereceği tek spor dalı yüzme iken ve de üstelik altın çağındayken Usain Bolt ile çok fazla gölgede kaldı...


Erkekliğin 10'da 9.58'i Kaçmaktır.
Videonun sonunda Ribery formalı biri var.
Bolt ile Ribery'nin sponsorları keşke aynı olsaydı diyor insan; yarışsalardı, aradaki farkı görebilseydik...

video

29 Mart 1989 Yunanistan-Türkiye

video

15 Ağustos 2009 Cumartesi

Scarface Sizsiniz




Dünyadaki kendini bilmez insanlardan bazıları Ribery'e o tabiri kullanıyorsa sen niye kullanıyorsun...

14 Ağustos 2009 Cuma

Mübadele: Beşiktaş-Bursaspor





Beşiktaş ve Bursaspor arasındaki oyuncu değişimleri ve oyuncuların takımlara katkısına bakalım dedik. 2004'te başlayan sanal kızgınlığı biliyoruz ve yönetimlerin taraftar üzerindeki güç gösterisinin boyutlarını ölçmek için çıkardım bu sayıları ve oyuncuları...

Bursaspor’dan Beşiktaş’a Direkt Giden Oyuncular
CENGİZ ALP ERDURMAZ
SERDAR KURTULUŞ [41, 14, 21]
YUSUF ŞİMŞEK(5 gol ve 5 puan kazandırmış)[21, 2*]

Beşiktaş’tan Bursaspor’a Direkt Giden Oyuncular
ESER YAĞMUR( 8 gol+11puan)[15, 12, 16]
DANIEL GABRIEL PANCU(5 gol 2puan)[24, 15]
SİNAN KALOĞLU(16 gol 14 puan)[36, 20]
ALİ TANDOĞAN[20, 1*]
AYHAN TUNA ÜZÜMCÜ(2 gol 4puan) [14]
GÖKHAN GÜLEÇ(6 gol 6 puan) [32]
TOMAS ZAPOTOCNY(1 gol 2 puan)[1*]

Bursaspor Orijinli(veya oynamış) Olarak Beşiktaş’a Endirekt Giden Oyuncular





Beşiktaş Orijinli(veya oynamış) Olarak Bursaspor’a Endirekt Giden Oyuncular
SERDAR TOPRAKTEPE(11 gol 9 puan)[13,31]
YUSUF TOKAÇ[13]
ZAFER DEMİRAY[9]
ÜMİT AYDIN[7]


Güncelleme 1=13.10.2009
*http://futbolmanya.blogspot.com/2009/10/goalcom-kapsn-bloglara-act.html adresinden buraya girdim

*http://tersmanyel.blogspot.com/2009/07/bursann-ufak-tefek-besiktaslar.html

oradan buraya girdim 13.10.2009'da

Erman Güraçar
Tamer Tuna
Sertan Eser
Yasin Sülün


eklenmiştir.

Zaman olunca istatistikler değişir.

13 Ağustos 2009 Perşembe

TFF'nin Fikstür Saçmalıkları

TFF 3. ve 4. hafta maçların programını açıklar. Tarihler haksızlık ve saçmalıkları içinde barındırıyor.
1-TFF'nin belirlediği tarihlere göre Beşiktaş 4. hafta sonunda 2 kez Cuma 1 kez de Pazartesi günü oynamış olacak. Cumartesi ve Pazar'a denk gelmeyen maçların hepsinin İstanbul içerisinde olması enteresandır. Beşiktaş-Antalyaspor maçının seyircisiz oynanacağını düşünsek bile bu ilk dört haftada yakalanan yüzde 75 oranını değiştirmez.
2-Beşiktaş 3 maçını haftanın başlangıç maçı olarak yaparken diğer maçını haftanın kapanış maçı olarak yapmaktadır. Bu şans diğer takımlarda yoktur!
3-Tüm bunları takımlarımızın UEFA kupasındaki maçları açısından iyi niyetten ötürü kabul edilebilir bulsam da Estonya maçının 3 gün öncesine Denizlispor-Sivasspor maçının konulması hangi akla hizmettir. Ya milli kadroya çoktan karar verilmiş Sivas'tan adam alınmayacak ya da ...



*3 numara Uefa'nın iş bilmezliği sonucu oluşmuştur ama milli maç öncesine erteleme müsabakasını koymak, 1 ve 2 nolu maddeler TFF saçmalığıdır...

Güntekin Onay'dan Napoli ve Maradona

video

Bir Zamanlar Sol Campbell


Doksanların sonundan(kapağı koparmışım tarih belli değil) "Shoot Magazin" haberi. Sol Campbell'i kimler kimler istemiş; şimdiyse ihale Ankaragücü'ne kalabilir. Ama evvel zamanda kendisini isteyen takımlardan birinin şu anki tranfer politikasına bakarak Campbell'in hala orası için şansının olduğu da düşünülebilir.

FRANSA 1958



12 Ağustos 2009 Çarşamba

19 Mayıs 1957

Zaman Kırılması Auxerre’in Sevmediği Adam

Daha önce Manchester United’ın 4. elementi tahta mı yazısını göndermiştik. Auxerre tarihinde zaman kırılması yaratan bir şeye yer verelim. Tabii ki bunlar geçmişe bakınca olayların toplamına göre yorumdur. Yoksa o maç öyle bitmese zamanda daha farklı kırılmalar olabilirdi.

Futbola hikâyeler kazandırmak zorundayız. Son bir aydır yaşananlarla da insanlara güvenim atom altı düzeyinde. Okuyucu derdim de yok. Yorum kısmını da ziyaretçi sayısını ölçen zımbırtıyı da iptal ettim. Başlığa geri dönelim…

2 Kasım 2006’da Partizan ve Livorno Belgrad’da karşı karşıya geliyor. Partizan, A grubunda ilk maçına çıkacaktır; Livorno ise evinde Rangers’a 3-2 yenilerek gelmiştir Sırbistan’a. Yenilmesi halinde bir üst tur için şansı azalacaktır. Avrupa’daki ilk sezonunda zaten 4. maçını oynamaktadır. Partizan Mirosavljevic’in golüyle 1-0 öne geçer. Maçın bitimine 2 dakika kala ise Dario Passoni ile sol taraftan serbest vuruş kullanılacaktır. Maçı hatta üst tur şansını kaybettiklerini düşünen Livornolular duran top organizasyonu için maaile hücuma çıkarlar. Kahramanımız Marco Amelia ise sarı kazağıyla en belirgin isimdir ve altı pas üzerinde pozisyon kapmak için uğraşmaktadır. Renk çekiminden olsa gerek Passoni tehlikeli bölgeye topu gönderir. Kralj’nin elinden seken top kaleyi bulur ve Livorno sahadan beraberlikle ayrılır. Aşağıdaki puan durumuna bakarsanız yazıda Auxerre’in adı geçmese de Amelia’nın neden Auxerre tarafından sevilmediğini anlarsınız. Livorno’da 1 puan çıkartın 4 eder. O halde Auxerre ile puanları eşitlenir. Gol farkı avantajı ise sıfıra karşın eksi bir ile Auxerre’e geçer. Bu durumda dahili Livornolular diyecektir ki biz Auxerre’i deplasmanda 1-0’la alt etmiştik. Buna ise şu karşılığı verebilirim:

Aynı sezonda oynanan Uefa Kupası G grubu maçlarından sonra oluşan nihai tablo bir alttadır. Orada da eş puanlı iki takım Hapoel Tel-Aviv ve PSG’yi göreceksiniz. PSG Tel-Aviv’e 4-2 yenilmesine rağmen grup ikincisi olmuştur o zaman önceliğin gol averajında olduğunu görebilirsiniz. Bu nedenden ötürüdür ki Amelia’nın golü olmasa grubu aynı puanda bitirecek olan iki takımdan Auxerre Livorno’ya 1-0 yenilmesine karşın kupadaki serüvenine devam edebilecekti ve kaderin oyunuyla Avrupa’daki son maçı 2006 yılındaki Livorno karşılaşması olmayacaktı. Tabii ki dahili ve harici Auxerreliler bunun farkında mı?

A GRUBU

Rangers

4

3

1

0

8

4

10

M. Haifa

4

2

1

1

5

4

7

Livorno

4

1

2

1

5

5

5

Auxerre

4

1

1

2

7

7

4

Partizan

4

0

1

3

2

7

1

G GRUBU

Panathinaikos

4

2

1

1

3

4

7

PSG

4

1

2

1

6

4

5

H. Tel-Aviv

4

1

2

1

7

7

5

Rapid Bucureşti

4

0

4

0

3

3

4

Mladá Boleslav

4

0

3

1

2

3

3


10 Ağustos 2009 Pazartesi

Chevron 1 Encoded

*Galatasaray’da Arda hakkında daha fazla laf etmeye gerek yok 1 gol, 2 asist ve 1 can.
*Keita’nın pozisyonundan sonra Gaziantep(pardon River Plate) taraftarı neyi ıslıkladı dün akşamdan beri kendi kendime soruyorum. Cevaba yaklaşınca da kendimden nefret ediyorum.
*Yine aynı pozisyondan devam edersek ülkemin ilkyardım konusunda sadece sürücü ehliyet sınavı için ezberledikleri!(ona da devam ettiyse) dışında hiçbir bilgisi olmadığını gördük. Arda koşup yan çevirmese Keita’yı, kendisi aramızda olmayabilirdi. Şöyle bir şey olabilir mi diye kendime soruyorum. Saniyelerin önemli olduğu bir yerde sağlık ekiplerinin sahaya girmesini çabuklaştırmak için(bu pozisyonda 25 saniye sürdü) ev sahibi ekibin sağlık görevlilerini “kapalı” tribünlerin önlerine yerleştirmek uygun olmaz mı?
*Leo Franco’nun eksantrik gol kliplerinde başrolü kimseye kaptırmaması tesadüf mü?
*Sabri’nin nerdeyse sol stoper konumunda kademeye girmesi beni düşündürüyor. Gökhan Zan’ın gereksizce Beto’yu takip edip yerini bırakmasından Sabri’ye bu konuda kızamayız ; maç sonrası penaltı kararına hatalı demesine de fazla kızamayız! Ama şans eseri masanın üzerinde gazete buldum lafına biraz tepki koyabiliriz. Zira bulduğun define değil, bu kelamın altında “ben gazete okumam”ın yattığını düşünmekteyim. O konuda şüphem var.
*Hala benim ülkemde penaltı vuruşu esnasında ceza sahasının 10 metre gerisinden koşuya başlama alışkanlığı yok. Hem hız kazanmıyorlar çizgide dizildiklerinde hem de ihlal olasılıkları artıyor

*Alanzinho’nun asistinde Sedat Bayrak’ın hatasından öte partnerine kızması futbol bilgisi hakkında soru işaretleri yaratmayı başardı. Umut Bulut’un karşı karşıya pozisyonunda ise çok
önemli gayretini ise es geçmeyelim.
*Yeni Tolunay Kafkas, Ceyhun Gülselam gibi gözüküyor.
*Trabzonspor’un geçen seneki şutlardaki isabetsizlik oranını bu yıl da koruyor.
*Halis Özkahya çok riskli bir anda maçı bitirdi. Alanzinho gerilmeden şut çıkarsa ve maç bu skorda olmasa ne olurdu merak ediyorum.
*Herkes Trabzonspor tercümanının gol sonrasındaki sevincine odaklanmış ama Halil Yazıcıoğlu Hugo Bross’un tercümesinde çok önemli bir şeyden bahsetti. Bu kelime”topu işletmek” futbol literatürümüzdeki yerini almalıdır. Bu çevirinin tercümanın kendi futbol bilgisinden kaynaklandığını düşünüyorum. Futboldan anlayan kişiyi bir kelimesiyle veya oyun içindeki hareketiyle tanıdığıma inanırım hep ve Halil Yazıcıoğlu’nun geçmişine bakınca da yanılmadığıma çok sevindim.
*Bülent Uygun ise kendinden beklenmedik şekilde aynı şeylerden dert yanıyor. Nedir bunlar: İstediğimiz yabancılar Sivas’ı görünce vazgeçtiler, sakatlarımız vardı vs. Asıl şaşırtıcısı ise öne sürdüğü nedenlerden ötürü “Önceden olduğu gibi iyi oyun izlettiremiyoruz” lafını etmesiydi. Son 2.5 yıl içerisinde ancak 10 tane iyi maç oynadıklarını bilmesek buna inanacağız.
*Erdoğan Arıkan’ın maç öncesi dediği gibi bir takımın sadece teknik adam diğer tarafta ise oyuncu değişimleri oldu. Buna bakarsak şu çıkarımda bulunmak gerekiyor. Mühim olan takımdır. Teknik adam ikincildir. Orijinde ise yönetim yer alıyor.


*Beşiktaş, Arda veya Alex gibi hem gol atan hem de asist yapan bir kişi bulamazsa, geçmişinden Mehmet Özdilek örneği daha doğru olur, o para ile piyasadaki tüm plastik sandalyeleri toplasın. Catania maçında dikkatimi çekmişti Mustafa Denizli’nin bu ayrıksı tutumu eğer ki Rıdvan Dilmen’in dediği gibi İBB maçında bu devam ettiyse (özet görüntülerde rastlamadım) sandalye toplama! önerim dikkate alınmalıdır.
*İbrahim Akın’ın İBB adına ligdeki 13. golünü attı. Beşiktaş adına ise ligde 12 golü vardı bu saatten sonra İBBli İbrahim Akın’dır. Bu gollerin ikisini de Beşiktaş’a attı.
*En işe yarar forvetin Nobre olduğunu gördüğümden umutlarım daha sezon başında tükeniyor. Gerekli hamleleri yapmazlarsa oyuncu ve teknik adam takımın geçmişten bu yana ligdeki en az gol ortalamasına bu sene şahit olunabilir. Defans konusunda ise sakatlık olmadığı takdirde içim rahat ancak İbrahim Akın’ın ilhama gelerek yarattığı goller benzerleri yenir ya da gereksiz yaratılan duran toplar sorun çıkartır…

*(Sporting) Bursaspor – Kasımpaşaspor maçından Zapotocny’nin kafası ve Sercan Yıldırım’ın bileşik harekeleri ile golü dışında pek bir şeyden bahsedemem(150 saniye ile maç mı yorumlanır)
*Ertuğrul Sağlam ve Tolunay Kafkas’ın vb. bu tip söylemlerini çok sık duymaya başladım: “… karşınızda da pozisyon bularsak atarız mantığıyla gelmiş takım vardı” Yarın rakip hoca bu lafları ettiğinde kızmayın.

*Manisa olaylar yaşadığı sezondan sonra yine olaylarla başladı. Başları umarım ağrımaz
*Youla, Gençlerbirliği’nde Ümit Karan’ın ayrıldığında transfer edilmişti. Yolları bu sefer birleşti. Bu ikiliden umutluyum.

*Dünya’da Kayserispor golüne mi UFO’ya mı daha sık rastlanıyor karar veremiyorum. Gül mü daha lazım kendilerine gol mü? Det iz di kuesçın kuesçın mark
*Hacettepe ile Gençlerbirliği izdivacı umarım doğacak çocukların genetiğinde sıkıntı yaratmaz.

*Ankaragücü’nde Ceyhun klasik olarak iyi başladı. Diyarbakırspor’da ise Perulu Andres kalitesini ilk maçta ortaya koymuş gözüküyor.

*Beşiktaş ve diğer takımlar hakkında TRT 3’de maçların tamamını izledikten sonra yazabilirim. Perşembe günü maç görürseniz şaşırmayın.
*Başlık aslında Real Madrid’in transferlerine uygundu ama üşendiğim için o konu hakkında yazmaya ligimize devşirdim başlığı, ardışık sayılarla gücümüzün yettiği yere kadar gider.

9 Ağustos 2009 Pazar

8 Ağustos 2009 Cumartesi

BULMACA 1




Cevaplar yorum kısmına eklenmiştir. Sabırsızlar bakabilir.

6 Ağustos 2009 Perşembe

Kupa Beyi


Kazanın öldüğüne inanıyorun da doğurduğuna niye inanmıyorsun. Demirören sevgimi! burayı takip eden şanslı azınlık biliiyordur. Kupalarla fotoğraf çektirmiş kendisi. Üşenmedim saydım. Resmin içindeki büyük sayı sayılabilen kupa adedidir.(Arka tarafındakileri kendi almamış sayıyorum). Başarılar ve muadillerinden resim misillemesi bekliyorum. BJk.com.tr bir daha sen yap sayma eylemini. En azından Eylül sayısına bu tarzda çıksın...

NOt: Resim A3 kağıdı boyutundadır. Poster olarak vermelerinden korkuyorum!

Signore Devam




Ne demiş Ayhan Akman Eylül 2007'de "ağzımla kuş tutsam Milli Takım'a alınmam". Yalnışlığa düşmüş umudun evriminde tek hücreli canlılara kilitleyerek kendini. "Israrlı ıssızlığında var olmayı engellemek imkansızdır" ı bilmiyordu. Narkissos da kendini görecekti ve bizim de kendisini imla pilanımız nihayet yanıyordu. Galapagos adaları büyüklüğünde toprak parçası yok oluyor sanılırken suya karıp Echo'ya yama yapıyorduk; doldur boşalttır bir nevi bu çaba. Uzunca bir tarlaya sürülür, kendini şişirerek sabana koşulan öküzlere bezeyen sözde tek hücreli öz-enit( kurbağaya bizim masallarımızda kadro verilmiyor), otuz dakika çaresizliğinde. Tam tamına 17 kez büyür akabinde kırmızı-beyaz göz akına ve daha da elastiktir derisi malzemesinden çalınmamış tonla çamurla.
Bakışlarıma İnönü’deki yan paslarıyla zoraki boyut katmasından mütevellit bel altı kaynaklarımı yalancılara saymak istemiştim ama e-mutlu bitiriyorum bu masalı da. Açık arttırma usulü ihaledir ve geleneksel beğeniye endekslenerek de bu ihaleye esat karıştırılamaz.. Namüsait bir maliyetle de kalbiniz kırılabilir. Son sözüm bu değil kuyruğunda bir tane var. Dünyayı bilmiyorum ama ayrılışı 2012!
DÜNYA ŞAMPİYONASI 2010 GRUP ELEME İSPANYA 1-0 TÜRKİYE 28.03.2009 A Milli
ÖZEL MAÇ TÜRKİYE 1-1 COTE-D'IVOIRE 11.02.2009 A Milli
ÖZEL MAÇ AVUSTURYA 2-4 TÜRKİYE 19.11.2008 A Milli
DÜNYA ŞAMPİYONASI 2010 GRUP ELEME ESTONYA 0-0 TÜRKİYE 15.10.2008 A Milli
DÜNYA ŞAMPİYONASI 2010 GRUP ELEME TÜRKİYE 2-1 BOSNA-HERSEK 11.10.2008 A Milli
DÜNYA ŞAMPİYONASI 2010 GRUP ELEME TÜRKİYE 1-1 BELÇİKA 10.09.2008 A Milli
DÜNYA ŞAMPİYONASI 2010 GRUP ELEME ERMENİSTAN 0-2 TÜRKİYE 06.09.2008 A Milli
ÖZEL MAÇ TÜRKİYE 1-0 ŞİLİ 20.08.2008 A Milli
AVRUPA ŞAMPİYONASI 2008 FİNALLERİ ALMANYA 3-2 TÜRKİYE 25.06.2008 A Milli
AVRUPA ŞAMPİYONASI 2008 FİNALLERİ HIRVATİSTAN 2-4 TÜRKİYE 20.06.2008 A Milli
AVRUPA ŞAMPİYONASI 2008 FİNALLERİ TÜRKİYE 3-2 ÇEK CUMHURİYETİ 15.06.2008 A Milli
AVRUPA ŞAMPİYONASI 2008 FİNALLERİ İSVİÇRE 1-2 TÜRKİYE 11.06.2008 A Milli
AVRUPA ŞAMPİYONASI 2008 FİNALLERİ PORTEKİZ 2-0 TÜRKİYE 07.06.2008 A Milli
ÖZEL MAÇ TÜRKİYE 2-0 FİNLANDİYA 29.05.2008 A Milli
ÖZEL MAÇ TÜRKİYE 2-3 URUGUAY 25.05.2008 A Milli
ÖZEL MAÇ TÜRKİYE 1-0 SLOVAKYA 20.05.2008 A Milli
AVRUPA ŞAMPİYONASI 2008 GRUP ELEME TÜRKİYE 3-0 MACARİSTAN 12.09.2007 A Milli
AVRUPA ŞAMPİYONASI 2008 GRUP ELEME MALTA 2-2 TÜRKİYE 08.09.2007 A Milli
Not: Blogu düzenlerken silindi ve oynadığı maçları da ekledim...

Solid Duruş!

Kararsızlık yaşıyordum bu videoyu ekleme konusunda ama dayanamadım. Usta hem futbola hem de fiziğe yeni yorumlar getiriyor. Son zamanlarda kendisine ne oldu anlamadım. Ben senin Djibril Cisse'yi Fenerbahçe'ye önermeni sevmiştim oysaki. Yerle yeksan ne zaman solid duruş?

video

Cemil Bey!

Sabri Bey"Cafer çabuk koş yoksa herif tepemize düşecek"
Süper Kupa'nın en güzel anıydı...

video

5 Ağustos 2009 Çarşamba

Wikipedia Dil Ligi



1. Lig kulüplerimizin sayfaları kaç ayrı dile çevriliyor bakalım dedik. Toplamda 70 tane ayrı dil görmekteyiz. Wikipedia'nın veritabanında 195 tane dil olduğunu düşünürsek kulüplerimizin dünya ölçeğine gelmesinde daha çok yolu var. Belki wikipedia kaynak konusunda fazlaca güvenilir değil ama küresel olarak rakipsiz ve bu yüzden çok dilde hakkınızdan bahsedilmesi kötü bir şey sayılmaz...
*Almanca, Fransızca, İngilizce, Felemenkçe, Katalanca ve tabii ki Türkçe 18'de 18...
*İspanyolca 15'de kalarak büyük bir yara almıştır Katalanca karşısında :) ..
*Bu dillerdeki bilgilerin bazıları birkaç satır uzunluğunda ama mühim değil önemli olan takımın o dilde varlığının bilinmesi...
*Beni en çok şaşırtan Swashili dilindeki Trabzonspor sayfasıydı tek satır beklerken çok iyi bir sayfa buldum...
*Benim gibi Beşiktaşlıları dünyadaki ehemmiyetimiz açısından düşündürüyor...
*Aşağıda ise sadece o kulübün syafalarının olduğu diller var...

Resimlerin büyüdüğünü söylememe gerek yok...


4 Ağustos 2009 Salı

04/08/2009 Sivas-Anderlecht

Saha içi muhabiri maç başında Nöşatel macerasından bahsetse de pek ihtimal vermedim o röportajı izleyenler gibi belki de ülke futboluna bu umudu kazandıran Galatasaray’a teşekkür etmemiz gerekiyor. İlk maçın ardından Bülent Uygun suçu, takıma yüklenmesinler diye üzerine almış gibi görünse de suçun büyük kısmı gerçekten kendisindeydi.
Ülkemin takımını yöneten Fatih Terim bile kendi takımında topa dokunmamış veya fit durumda olmayanlara forma veriyorsa Bülent Uygun’a fazla kızmamak gerekmektedir. İlk maçta Petkoviç’in sahaya sürülmesi Kamanan’ın oyuna yedek kulübesinden dahil olması çok büyük hatalardı. Her ne kadar hazırlık maçlarında özellikle de yan toplarda çıkış hatası yapan bir Akın’a sahipseniz de en azından kafa olarak daha hazır olacağı konusunda hiç şüphem yoktur. Bununla birlikte hazırlık maçlarının en etkili oyuncusunu Kamanan’ı sahada görmemek beni de bazıları gibi çok şaşırtmıştı.
Taze oynanmış maça geçmek istiyorum zamanınızı almamak için. Bir kere önümüzdeki sezonun banko oyuncularının kimler olabileceği konusunda fikirlerim oluşmaya başladı. Buna göre Murat Sözgelmez stoperdeki yerini bence garantiledi. Ardından söyleyebileceğim isimler ise orta sahanın ortasında pas dağıtımını harika yaptığını düşündüğüm Cihan Yılmaz(Mbemba’nın futboldan ne kadar bihaber olduğunu hatırlayın ilk maçtan), sağ tarafta Colin Kazım’ın yapamadığı şeyleri başarıyla uygulayan Kamanan oynayacaktır ve top kontrolüne dönük çalışmalarla geçen sene yarattığı etkinin çok üstüne çıkabilir. Diğer bir isim mecburiyetten Hayrettin’dir ters kademelerde hatası olsa da özellikle 2. bölgenin kendi kısmında duracağı yeri bilmesiyle çok fazla top kaptı bugün ve ilk maçtan bu yana en fazla gelişme gösteren oyuncuydu ama bunda kendi hatalarını gidermesi kadar rakibin Wasilewski ve Chatelle ile çifte bindirmelerinin de sık olamayışı etkiliydi.
Sağ tarafta Abdurrahman Dereli de yerini kaybedenlerdendi bunun Uygun tercihi mi yoksa sakatlıktan mı olduğunu bilmiyorum ama Uğur Kavuk fena oynamadı. Toplamda da ilk maçta sahaya 11’de çıkan adamdan 5 tanesinin değiştiğini görüyoruz ve başta da dediğim gibi bu düpedüz seçim hatasıdır ve bir nevi tekzip…
Anderlecht’ten herkes ilk maç sonundan itibaren Mbark Boussoufa’yı konuşsa da benim için yıldız Tom De Sutter’di ve bu maçı bir daha izlersem yine sırf kendisi için olacaktır bu eylemim. Belli ki 15 yaşındayken Hakan Şükür’ün 2000 Avrupa Şampiyonası’nda Filip de Wilde’den kazandığı meşhur hava topu içine oturmuş. Tromso faciasının baş aktörlerinden Ole Martin Arst’ın dominantlığından beri hiç bu kadar etkileyici bir performans görmedim. Elbette çok muazzam denilemez ama Bursaspor(ve benzeri takımlarda)’da çok etkin bir rol alabilir. Hatta şu an Fenerbahçe dışındaki diğer büyüklerde +2 kontenjanının hakkını layıkıyla verir.
Aşağıda istatistikleri verdim. Hem maça geçelim hem de onları yorumlayalım. Yazıya buraya koyduğum yarı dönem verilerinden ziyade elimdeki çeyrek dönemli istatistiklerle devam edeceğim. İlk iki haritada önceden pas yazdığımı ve bunu neden aktarım olarak değiştirdiğimi anlatayım. Pas da sonuçta aktarmaktır ama pas yazınca insanlar benim demek istediğimi anlamamaktadırlar. Aktarımdan kasıt topun o bölgeye başarıyla aktarılmasıdır ve tutulmasıdır. Eğer attığınız kişi topu kontrol edemezse(bunun nedenleri attığınız pasın şiddeti olabilir vb) bu size hata olarak yansır. Bu verileri futbolu bilen bir bilgisayarın[benim : ) ] süzgeçten geçirilmiş sunumu olarak düşünün. Göze hemen çarpan şey ilk yarıdaki ikinci bölge aktarımlarıyla ikinci yarıdakinin arasında dağlar kadar fark olmasıdır. İkinci yarıda neredeyse bir maçta olabilecek kadar rahat paslaşabilmiştir Sivasspor. Bunu da yaratan 4. çeyrekte rakibin artık kendi yarı alanına çekilip gereksiz orta saha mücadelesinden kaçınması olarak okuyabiliriz(De Sutter de çıktı). Zira 4. çeyrekteki orta alan verileriyle(+ dakikaların etkisi de var) bir maçı dahi bitirebilecek takımlar var. 4. Çeyrek 2. bölgedeki isabetli aktarımları sağdan sola doğru sıralarsak 39/35/29 sayılarını görüyoruz(özür dilerim Bülent Korkmaz rakam demedim). Yine karşılaştırmaları yaparak ikinci yarıda Akeem Agbetu’nun yarattığı müthiş dinamizmi görebilirsiniz. Takım ilk yarıya nazaran neredeyse iki kat daha fazla top aktarmış 3.sol bölgeye bu da Agbetu’nun ülkem sağ kanatlarında arıza çıkartabileceğini gösteriyor. Ayrıca Sedat Bayrak defanstan top çıkarmaktan aciz isabetli pası çok çok az. Murat Sözgelmez’in yanına ileriye isabetli aktarımlarda bulunacak birisi gerekmektedir. Sonuçta Sivasspor’un maçı 2-0’a getirmesiyle acaba dedirtmesi benim gibi futbol sevdalısı için çok eğlenceli anlar yaratmıştır.

Not: Bir düşünceyi de paylaşalım. Malumunuz ilk maçın ardından bazıları Beşiktaş kasasına ekstra para koyacak gibi yayınlar yapmıştır. Ben bu yayınları aynı durumda Sivasspor değil de büyük takımlarımızdan herhangi biri olursa dile getirecek babayiğitler arıyorum! Misal zamanında yine Beşiktaş’ın garantilediği bir süreçte Fenerbahçe’nin paralarına keşke gözüyle baktığımı rahatlıkla söyleyebiliyorum. Çünkü Fenerbahçe’nin para kaynakları çok farklı yerlerden olabiliyor ama aynı şeyi Sivasspor için zerre düşünmedim. Bu kadar ufak bütçeli kulübün parasına göz dikmek hiç kimseye yakışmaz. Ayrıca Sivasspor için böyle düşünen dostlarıma bir şans daha veriyorum arınmaları için. Bir düşünün maç 2-0 olduğunda kalbinizden neler geçirdiniz; eğer ki müspet duygularsa siz hala temizsinizdir…



Futbolun Geleceğinde Şişme Adam Faktörü

Futbolun geleceğinden kastım yeni nesillerin yeterli ölçüde antrene edilip çağa uygun materyallerle olabildiğince erken yaşta taktik ve fiziki kapasitelerini arttırmaya başlamasıdır. Şans eseri bulduğum konuya önce üstünkörü değinmek istesem de ürünün faydaları hakkında düşündüğümde içeriği genişletmekte fayda gördüm. En azından şu an revaçta olan “Rıdvan Dilmen Futbol Okulu” programından ilham kapıp futbola başlayacak genç erkek ve kızlar büyüklerinden daha iyi konuma gelebilirler.
-Şişme adam- tabirini uzayda yer kaplayan bir şey olduğu için kullanıyorum. Almanlar kendi ürünlerine “Air-Body” demektedir; meta olduğu için de çoğul takısı (ies) olması işlerine daha çok gelebilir. Air Body için en alttaki resimlere ve videolara göz atabilirsiniz. Baktığınızı varsayıp yazıma o şekilde devam ediyorum.
Gördüğünüz üzere : ) plastik hacıyatmaz tabiri en uygunu olacaktır. Firmanın parlattığı özellikler ise parçalanmaz plastik oluşu ve plastik olmasından ötürü fiziki yaralanmalara maruz kalmamanız şeklinde sıralanmış. Alt tarafında iki kat kuvvetlendirilmiş metal tablası ile de zeminde dik durması sağlanmış. Yaralanmaları engelleyici olarak vurgulanmasının sebebi üzerinde herhangi bir girinti-çıkıntı[fantezi severler üzülebilir ama ikoncan(dün, Fox’taki spor programında duydum) bulamayanlar için damacan-a işlev görebilir!) olmamasıdır. Suratı bir adamı andırsa da kadın futbolunda karşıt bir yüz ifadesi kullanılıyor olabilir. 20 saniyede şişebileceğinden bahsedilmiş ama kompresörü kaybederseniz(Süreyya Soner’i antrenman öncesi bunları şişirirken görmek hiç iyi olmaz) futbolcularınıza 10 şınav cezası vermek yerine bu adamları şişirttirebilirsiniz. Altındaki metalin çok uzak bir ihtimal de olsa kişiye zarar verebileceğini bir kenara bırakırsak bana oldukça emniyetli bir ürün olarak gözüktü. İki farklı boyutta biçimlendirilmiş. 191 santimetrelik boyunun A takımlar için yapıldığı belirtilmiş alt yaş grupları içinse 156 santimetrelik uzunluktan bahsediliyor. Birim fiyatı ise 1200 Türk Lirası olarak biçilmiş. Yazının sonunda bunun yüksek bir meblağ olmadığına da değineceğim.
Made in Germany etiketini gördüğümüzden öncelikli kullanımı Almanya ve havalisindeki ülkelerde olmuş. Zamanla da Avrupa coğrafyasında kendi Pazar yaratmış.Belki de bu yaygınlaşma da reklam karşılığı yarı promosyon yöntemiyle çalışmışlardır. Referans gösterdikleri kulüplerden bazıları Almanya’dan Hertha Berlin, Hollanda’dan Groningen, İngiltere’den Manchester City, İspanya’dan Valencia, İtalya’dan Fiorentina, Fransa’dan Le Mans vd…
Ürün odaklandığı şey yüzünden kalecinin olduğu diğer spor dallarından da(su topunu da eklerlerse Nobel’i alırlar) talep görmektedir. Avusturya Hentbol Federasyonu(ÖHD) partnerleri arasında yer alıyor. Ürünün geliştirilip (misal boyunun uzatılması) ile voleybol ve basketbolda da işlevli olabileceğini düşünmekteyim. Bizim asıl konumuz futbol olduğundan konuya geri dönelim( Ntv Spor 5’te 5 her gün üçer beşer PS veriyor ya o bakımdan! Tepki almayalım çünkü bloga Darya Klishina videosunu eklediğimden beri atletizm uzmanları dadandı.)
2-3 yıl pay bırakarak 2000’de piyasaya sürüldüğünü varsaymaktayım zira edinebildiğim bilgilerde 2004 yılında Hertha Berlin antrenmanında iki Air Body’nin Falko Götz’le çektirdikleri bir resim bulunmakta. Zaman hakkında kesin bir veri olmasa da firmanın, ülkemizde antrenman seanslarında yaygınca kullanılan trafik konilerine ve metal (tahta) kökenli “yapay baraj” öncellerine çok iddialı bir alternatif hatta bence yerlerini alabilecek ardılı ürettiğini düşünmekteyim.
Zorunluluklardan ötürü kaleciler sadece maçta değil antrenmanlarda da diğer oyunculardan daha yalnızdırlar. Kalecinizi eğitmek için milyon dolarlık ayaklarınızı direk olarak kullanamazsınız. İşte bu yüzden Air-Body ile kalecilerinizi gerek sürpriz şut antrenmanlarında gerekse de on sekiz içindeki duran top organizasyonlarında “sanal rakip olarak” sonsuz kombinasyon denenebilir. Ülkemiz kaleciliğinin bu nevi durumlarda bizi oldukça güç durumlara düşürmesi bile benim için Air-Body’nin değerini biraz daha arttırıyor.
“Şişme-adam” yeni nesil için ise daha da fayda sağlayacaktır. En azından antrenmanlara ufak da olsa eğlence katabilir. 156 santimetrelik olan çok küçük yaş grubundakiler için ideal olabilir ama hayalim nedeniyle 191 santimetreliklik daha cazip gözüküyor. Zira onlarla hava topuna çıkacak yeni Batuhanlar görmek; önü Air-Body ile kapalıyken ve rakibin nereye vuracağı bilinmediği anda (kısaca sürpriz şut anında) tüm sezgilerinin devinime geçtiği yeni Rüştüler izlemek istiyorum. Top sürmede trafik konileri arasından slalom yapılmakta ama Air-Body ile slalom esansında ufak çapta omuz omuza temas da sağlanarak sterilizasyonun önüne geçilebilir.
1200 Türk Lirasının uçuk bir rakam olmadığını belirtmiştim. Stadın her yerini reklamlarla kapatmak yerine firmalara Air-Body üzerindeki göğüs reklamı kullanım hakkını vererek hatırı sayılır bir gelir elde edilebilir. Ayrıca stewardların saha kenarında nicel yetersizliğinde kendilerinin yanlarına dizilerek hem hoş bir reklam panosu elde edilirken hem de yapay bir barikat sağlanabilir. ( Air-Body üzerine meşale atılırsa ne olur bilemem : ) ) Artık korner atışlarında polis kalkanı görmek istemiyorum. Ülkemizde kullanana rastlamadım olsa bile yaygın değil. Yakın gelecekte önce antrenmanlarda sonra da stadyumlarda görebiliriz…




video video

3 Ağustos 2009 Pazartesi

Neden 10.5?



Sabah verdiğim verileri topladım ve Beşiktaş'ın "top aktarım" haritasıyla neden 10.5 numaraya ihtiyacına var görebilirsiniz. Hangi başlıkla versem diye düşünürken az evvel Ersun Yanal'ın 10.5 kavramını hatırlatmasıyla göndermemiz bir oldu...

BUna göre Beşiktaş'ın 3. bölge orta tarafta ciddi aktarım kaybı yaşamaktadır. Grafik A'dan Z'ye her şeyi anlattığı için yorum yapmaya gerek yok. Hata oranı en fazla yüzde 5...

Beşiktaş-Fenerbahçe Dönemsel Pas İstatistikleri

Kısaca anlatalım: Sahayı bu sefer 2 parçadan 9 parçaya ayırdım ve oyun süresini de 2 yarı olarak değil de 4 çeyrek olarak aldım. Beşiktaş ev sahibi takım Fenerbahçe ise deplasman takımıdır. Diğer istatistiklerle birlikte yoğrulmuş yazı ise uykudan sonra eklenir zira 2 saatte biter demiştim 7 saat sürdü. Arkhe'ye 7 Temmuz'da söz vermiştik. Bugün itibariyle başlıyoruz...












1 Ağustos 2009 Cumartesi

Rıza Çalımbay vs. Müjdat Yetkiner


Resmin sahibi resmin içindedir...

Bu Kod Nedir?


Fenerbahçe TV'yi izlerken gözüme çarptı...

İntikam Soğuk Yenen Yemektir: Bölüm 2





video


Eğlenceli intikam serimize ara vermiştik güzel bir video kaydettim ve akabinde kurgu tamamlandı. Olayların gerçekle hiç alakası olmayacağı gibi gerçeğin tam göbeğinde de oturabileceği düşünülebilir. Sonuçta bunlar futbolun sahasında mantar yemekten farksızdır. Hangisinin zehirli olduğunu bilmek için tatmak gerekiyor.
Malumunuz Ümit Aktan'ın fotografik hafızasındaki 1700 sayısıyla eski Yunan'daki bevliye tanrılarını rahatsız etmesiyle gündeme gelmesi bir oldu. Biz de eski yazılarından birini aşağıda konuk edeceğiz ve buna Trabzonspor'un salvosunu yukarıdaki resimden okuyabileceksiniz. Seriye adını veren soğuk yemeği ise videodan takip edebilirsiniz. Belirttiğim sırayı takip ederseniz zamanınıza 4-5 dakika tebessüm girer veya girmez...

Bu arada kuzey komşumuzun "Macar asıllıdır manken ve oyuncu, espri olsun diye konumunu ben çarpıtıyorum" uçaklarının neden sürekli olarak düştüğünü şimdi daha iyi anlayabiliyorum...

16 Mart 2009 Pazartesi Ümit Aktan
Alan zinho veren zinho...

Gol, Türkiye’ye nasıl olup da getirildiğini anlayamayan Avrupalı meslektaşlarımızın parlattığı Alanzinho‘dan geldi. Topu yere vurdurup arkasına düşüren Sabri‘nin hatası çok bu golde ama cambazın vuruş tekniğinin de altını çizmem gerekiyor.
Sonra biri şalteri indiriyor...
Maç soğuyor ve tekrar başladığında Trabzonspor’un da şalteri indirip stand-by konumunda istirahate geçtiği anlaşılıyor. Baros‘un attığı beraberlik golündeki başarı, vuruş hünerinden alası Arda‘nın ölçüp biçip attığı bir pasın içinde gizli.
Sonrasında hakemle çok oynayan ve aşırı motivasyonun verdiği gerginliği daha fazla yaşayan ev sahibi takım, evin sahibi olmanın stresini de bolca yaşadı. Hemen her pozisyonda hakemi seyircinin kucağına atmayı seçtiler.
İlk yarının skoru iki tarafın kaybını bekleyen “diğerlerini” memnun eder bir şekilde ama ikinci yarısı birincisi gibi olmayacak bir maç var önümde.
Lincoln‘ün uzak deplasmana götürülüp oynatılmamasını ise tipik bir “Fatih Terim davranışı” olarak yorumluyorum. “Gel yanıma otur, beraber seyredelim” demiş belli ki Bülent Korkmaz. Deneyimini iyi kullanıyor bana göre. Oyuncusunu kamuoyunun önüne atmadan eğitiyor..
Kullanmasını bekliyorum sonlarda Lincoln‘ü...
İkinci yarıda topu yere indiren ve daha etkili gelen Trabzonspor, rakibinin direncini kıramıyor ama oyuna girip iki korneri ayakkabı seçimiyle pas geçen İsaac de ayıbın daniskası oluyor. Sonra Trabzonspor’u durduran ve bozan şey gerçekleşiyor.
Klasik 61. dakika gösterisi...
Balonlarla duraklayan ev sahibi, G.Saray’ın hünerli ve takipçi ayaklarından ikinci golü yiyor.
Arda ve arkadaşlarının Hamburg sonrasındaki tempoları ile bu takımın içindeki ateşi üfleyen Bülent Korkmaz‘ı öpülesi bir durumda seyrediyorum maçı. Turşusu çıkmış bir takımın, kolu kanadı kırık tablosundan müthiş bir manzara resmi çıkarıyor Korkmaz Hoca...
Son çeyrekte tepikler tekmelere dönüşürken, kontrolden çıkan Yunus Yıldırım‘ın ayağı delinen Arda‘ya kalk demesi, dayak atanı görmeyip dayak yiyeni cezalandırması karşısında alınan bir puan ve verilen mücadele, ruh meselesidir.
Ben Galatasaray’ı kutlarım...
Trabzon’dan “sağ” çıkabildiği için...



Related Posts with Thumbnails